Neslihan

Mizaç ve eğitim mi irade mi?
İnsan tek bir görevi yerine getirir, o da ruhunu tatmin ederek kendi kendini kabul edebileceği duruma gelme görevidir. Eğer komşusuna yardım ederek bu yegâne görevini oldukça tatmin edici şekilde yerine getirebilecekse bunu yapacaktır. Eğer komşusunu dolandirarak bu yegâne görevini oldukça tatmin edici şekilde yerine getirebilecekse bunu yapacaktır. Fakat en önce, ilk sırada olanı gözetecektir. Diğerlerinin üzerindeki etkisi her zaman ikincil meseledir. İnsan, fedakarlık ediyormuş gibi yapar. Fakat kelimenin gerçek anlamıyla böyle bir şey yoktur ve asla da var olmamıştır. İnsan sık sık gerçekten de kendini sadece bir başkası uğruna feda ettiğini düşünür. Fakat yanılmış olur. Temeldeki dürtüsü, doğanın ve eğitiminin bir gereksinimini tatmin etmektir. Böylece ruhu için huzur bulabilir.
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendi ruhunu tatmin etme dürtüsü
Y.A.:İnsanı bir şeyler yapması için harekete geçiren dürtü. Onu bir şeyler yapmaya iten tek dürtü. G.A.: tek dürtü! Bir tanesi dışında başka yok mu? Y.A.: hepsi o kadar. Yalnızca bir tane var G.A.:Yani bu oldukça garip bir doktrin, orası kesin.İnsanı bir şey yapmaya iten bu yegâne dürtü nedir? Y.A.: Kendi ruhunu tatmin etme dürtüsü. Ruhunu tatmin edip onayını kazanma gerekliliği.
Felsefe
- Shakespeare' in yaratıkları şüphesiz... - Hayir, Shakespeare'in oykunmeleri demek istiyorsun. Shakespear, hiçbir şey yaratmadı. Doğru biçimde gözlemleyip fevkalede resmetti. Tanrı'nın yarattığı insanları oldukları gibi tasvir etti ama kendisi bir tane yaratmadı. Hadi, onu denemekle itham ederek karalanmaya maruz bırakmayalım. Shakespeare yaratamazdi. O bir makineydi ve makineler yaratmaz.
Felsefe
insanın iradesi var mı?
Adem, muhtemelen zeki biriydi. Fakat kafasının içi dışarıdan gelenlerle dolana kadar, bu ona fayda sağlamadi. En küçücük seyi bile üstünkörü icat etmeyi başaramadı. İyiyle kötü arasındaki fark kavramının gölgesinden dahi haberi yoktu. Bu fikri dışarıdan edinmek zorunda kaldı. Ne o ne de Havva, çıplak dolasmanın edepsizlik olduğu fikrini olusturabildi. Bilgi, elmayla birlikte, dışarıdan geldi. İnsan beyni öyle yapılandırılmıştır ki ne olursa olsun hiçbir şey oluşturamaz. Yalnız dışarıdan sağlanan materyali kullanabilir. Sadece bir makinedir ve otomatik olarak çalışır, irade gücüyle değil. Kendi uzerinde yetkisi yoktur, sahibinin onun üzerinde yetkisi yoktur.
Felsefe
G.A.: Bu konu insanı çileden çıkarıyor.Her halükarda ilk insanın düşünceleri özgündü, esinlenebilecegi kimse yoktu.
Felsefe