Neslihan

İnsan Bir Makinedir
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2025 12:46
Gerçek bir iradeden söz edilebilir mi? Yazar bu kitabında insan iradesini irdeliyor. Kitap yaşlı adam ve genç adamın diyaloglari şeklinde ilerliyor.Genel olarak diyaloglar insanın bir iradeye sahip olup olmadığı ve mizaç üzerine şekilleniyor. Kitabın genelinde savunulan görüşe göre 'insan bir makinedir.' Bu makine belli sistematige göre işler. Bu nedenle davranışlarından dolayı övünmek hakkına sahip değildir. Bu hakka makinenin sistemini kuran ' Tanrı' sahiptir. İnsan bir makinedir. Doğuştan var olan mizacına ek olarak yıllar içerisinde dışarıdan gelen etkilerle birlikte düşünceleri ve davranışları şekillenir. Ve son etki geldiğinde insan, birikimin sonucu olan davranışı gerçekleştirir. Dolayısıyla bir 'irade' sonucunda oluşan davranıştan söz edilemez. Yalnızca mizaca ek olarak eğitim gibi dış etkenlerin birikiminden oluşan davranışlardan söz edilir. Bu bir irade değil seçimdir denilir. İradenin varlığını inceleyebilmesi icin yazarın irade nedir tanımını kavrayabilmemiz gerekiyor. İrade nedir ve yıllarca kavram olarak varlığını sürdüren bu kavram gerçekten var mı yoksa yazarın değindiği gibi yalnızca sınırlı deneyimler ve mizacın ortaya çıkardığı sınırlı seçimler mi var? Bu soruların cevabı beraberinde özgürlük, sorumluluk ve zorunluluk kavramlarının da ele alınmasını gerektiriyor. Bunun için dış etkileri arttırabilmek adına varoluşsal felsefe okumalarıyla desteklenmeli. Özetle, kitap okuması keyifli, hoj metaforlari olan ve mini araştırmalara da atıf yapan ama zamana yayılması gereken düşüncelerini temellendirme açısından etkileyici bir kitap.
Düşünce
İnsan Nedir?Mark Twain · Kapra Yayıncılık · 202319bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çocuklarda Bütüncül Yaklaşımla Beyin Gelişimi
Puan vermedi·249 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2025 15:59
Kitap isminde de geçtiği gibi bütüncül yaklaşımı esas alarak cocuklarin sağ- sol beyin ve alt- üst beyin entegrasyonunu destekleyecek pratik önerileri içeriyor. Peki sağ beyin sol beyin entegrasyonu nasıl olur? Kısaca buna değinmem gerekirse; sağ beyin duyguların imgelerin olduğu bölüm olarak nitelendirebilecegimiz sol beyin ise daha mantıksal olayları sıraya koyarak hikayelestirdigimiz bölümdür. İki beyinin entegrasyonu ise durumlara göre öncelikle bağ kur sonrasında yönlendir yaklaşımı ile gerçekleşir. Örneğin çocukların öfke anında oluşan bir kriz durumunda öncelikle çocukla ebeveyn/öğretmen/ danışman'ın sağ beyinleri arasında bağ kurabilmek için çocuğun duygularının anlaşılır olduğu hissettirilir. Duygu yansıtması dediğimiz teknik kullanılır. Ardından çocuğun sakinleştiği sol beyni yani daha mantıklı düşünebilecegi duruma geldiğinde olayı anlatıp beynin sıraya koyması ve olayı anlandirmasi için anlatmasi istenir. Bu durumu kolaylaştırmak için olayla ilgili çeşitli sorular sorulabilir. Alt beyin sürüngen beyin olarak da ifade edilen doğduğumuz andan itibaren gelişen beynimizin ilkel bölümüdür. Daha çok savaş kaç tepkilerini gösterdiğimiz beynimizin hayatta kalmaya odaklandığı bölümdür. Üst beyin ise düşünme, entelektüel ilgilerin olduğu üst işlevler bölümüdür. Bu iki bölüm arasindaki entegrasyonda yukarıda bahsettiğim gibi sağlanabilir. Ek olarak hareket etme bu kısma eklenebilir. Alt beyin daha çok hayatta kalmaya odaklı tepkiler verirken duyguların geçici olduğunu anlayabilmek ve gerçek ve hissetiklerimiz arasındaki farkı anlayabilmek için ortam değişimi, yürüme veya koşma gibi hareket halı vücudumuzun o anki tehdit durumundan uzaklaşmasına yardımcı olurken düşünme evresine geçmesine de olanak sağlar. Üst beyin gelişiminin çeşitli parçaları var. Bunlar: sağlıklı
Psikoloji
Bütün - Beyinli ÇocukDaniel J. Siegel · Koridor Yayıncılık · 20153,836 okunma
An'da Yürümek
Puan vermedi·49 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 08:22
Thoreau, bu denemesinde yürümenin kerametlerine odaklanıyor. İnsanın gün geçtikçe doğayla olan bağının kopmasına değiniyor. Bu kopuşu onarmanin doğanın farkında olarak yürümekle olacağını düşünüyor gibi. Deneme içinde sık sık 'yaban, yabaniliğe' bir vurgu var. Bu yabanilik bana 'öz' kavramını çağrıştırdı. Örneğin; Konfüçyüs, " Kaplan ve leopar derileri tabanlandiklari zaman köpek ve koyun derilerinden farksız olurlar" demiştir. Fakat hiçbir kültür, koyunları yabanilestirmek kadar anlamsız olacak kaplan evcilleştirme işine girmez; kaplanların derilerini tabanlamak, onlardan faydalanmak için makul bir yöntem değildir. Bu ifade de geçtiği gibi varlıkların özü/ doğası gereği yatkınlıkları ve zitliklari bulunur. Bunlara uygun işlemler yaptığımızda daha verimli sonuçlar elde ederiz. Bunun gibi insanın varoluşu gereği de doğayla temasının devam etmesi gerekir. Thoreau, bu devamlılık ve insanın sürdürmesi gereken bazı alışkanlıklarla birlikte doğada yürümenin zihni daha iyi işlemeye, fikir üretmeye de fayda sağlayacağını savunuyor. Son olarak kitabın başlangıç kısmında yazarla ilgili verilen kısa bilgiyi de beğendim. Yazarın 1846' da ayakkabısını tamir ettirmek için kasabaya indiği sırada, Amerika'nın Meksika'da yürüttüğü savaşı desteklemek anlamına gelecek bir "kelle vergisi" ödemeyi reddettiği için tutuklanıyor ve bir gece hapishane de kaliyor.Bu deneyimini adaletsiz yasalara karşı şiddetsiz direniş çağrısında bulunduğu "Sivil İtaatsizlik" denemesinde ele almış. Thoreau'nın vergi reddi, Muhammed Ali'nın Vietnam Savaşı'na katılmayı reddetmesi, Gandhi'nin Tuz Yürüyüşü gibi insanların hak ihlaline karşı düşüncelerini saldırganlık dışında asil ve yaratıcı bir şekilde ifade etmesi oldukça etkileyici.
Edebiyat
YürümekHenry David Thoreau · Karbon Kitaplar · 20204,565 okunma
9/10
·128 syf.··
2025 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 12:41
Kroyçer Sonat ismini Beethoven 'ın piyano ve keman sonatlarından oluşan Kreutzer Sonat isimli bestesinden alıyor. Öykünün ana karakteri Podznişev'in müzikle ilişkisini hikayenin bir bölümünde geçen bu sonatla anlatıyor. Tolstoy Podznişev üzerinden evlilik, cinsellik, ilişkide sağlıksız kıskançlık ve ahlaki yozlaşma üzerinde duruyor. Evliliğe dair vurucu görüşleri olan bir karakter Podznişev. Hikaye bir yolculuk esnasında Podznişev 'in tanımadığı bir yolcuya kadınlar ve evlilikle ilgili görüşlerini anlatmasıyla başlıyor. "Mahkeme sırasında soruyorlardı bana: Ne kullanarak, nasıl öldürdün karını? Akılsızlar! Onu beş Ekim'de bıçaklayarak öldürdüm sanıyorlar. Fakat ben onu çok daha öncesinde öldürmüştüm. Şuan herkesin, herkesi öldürdüğü gibi..." ifadesiyle evliliklerinin şiirlere romanlara konu olan 'aşk' ile başlaması ve evlilik içerisinde kişilerinin fiziksel yakınlık dışında birbiri ile paylaşım yapabilecek noktalarının olmasının önemi anlaşılıyor. Art arda gelen çözümlenmeyen sorunlar ve bu sorunların yüzeysel konuşmalarla geçiştirilmesi ile Podznişev'in içinde 'aşk sanarak başlayan duyguları' zamanla büyüyen öfke ve nefret duygularına dönüşüyor. Ardından bu duygulara kıskançlik duygusu ile kuruntular eşlik ediyor. Podzşinev'in duygu durumu karışık kasetken eşi ve kemancı karakteri birlikte görmek kuruntularini gerçek gibi algılamasına ve eşini öldürerek bu duygulardan kurulabileceğini inanmasına neden oluyor. Podzşinev'in eşini yaraladiktan sonra bir an kendini haklı bulurken bir an kendini özür dilerken bulması, derealize olması ve kafa karışıklığı yaşaması bana Raskolnikov'u anımsattı. Savunduğu görüşlerinde bir yandan oldukça net gibi gelirken diğer yandan Raskolnikov'a yapılan ' kitabı bilgilerle kafası karışık bir karakter' benzetmesi gibi geldi. İyi bir
Edebiyat
Kroyçer SonatLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202013,7bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 7. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 13:13
Adam Philips, "kaçırdıklarımız'da" hayatın akışı içerisinde gözden kaçırdığımız, göremediğimiz bazen de bakmaya cesaret edemediğimiz olayları, bakış açısını sunuyor. Bunu yaparken Shakespeare'in tiyatro oyunlarından ve psikanalizin kavramlarından faydalanıyor. Kitap " Hüsran Üzerine, Kavrayamamak Üzerine, yanına kar kalmak üzerine, çıkıp gitmek üzerine, tatmin üzerine ve ek olarak delilik üzerine olmak üzere 6 bölümden oluşuyor. Bölümlerde öncelikle kavramların anlam bilgisine, kökenine değiniyor. Ardından kitap karakterleriyle bu kavramları açıklıyor. Açıklamalardan sonra karakterler/ davranışları psikanalatikbir bakış açısıyla ele alınıyor. Örneğin hüsran kavramını açıklarken Kral Lear'ın davranışlarını(kızını evlatlıktan reddetmesi, topraklarından mahrum bırakması) hayatındaki kadınların (karısı ve kızının) sevgisini talep etmek için, onlar tarafından hüsrana uğratılmaktan kaçınmak tatmin olmak için olduğu sonucuna varıyor. Ancak burada hüsranı telafi edecek şeyin tatminden geçmediği varsayiminda bulunuyor gibi. Anlaşılması için çaba gösterilmesi gereken etkileyici bir kitap. Okumanızı öneririm, keyifli okumalar.
KaçırdıklarımızAdam Phillips · Metis Yayıncılık · 20232,894 okunma