Neslihan

G.A.:Ahlakcilarin yapması gereken nedir? Y.A.: Ağzının bir kenariyla öğretip diğer kenariyla geri aldıkları şeyleri açık sözlülükle öğretmeye başlamak, doğru şeyi kendi uğruna yapmak ve sonuçta ortaya çıkan faydalardan komşusunun da pay alacagini bilerek mutlu olmak.
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İnsan beşiğinden mezarına, tüm uyanık geçirdiği zamanlarda eğitim altındadır. Eğitimcilerinin ilk sırasında da bağlantılar gelir. Bu, düşünceleriyle duygularını etkileyen, ideallerini oluşturan ve onu bir yola sokup orqda kalmasını sağlayan beşeri ortamdır. Eğer o yoldan ayrılırsa en çok sevdiği ve saygı duyduğu onayına en çok değer verdiği insanlar tarafından dislanacaktir. O bir bukalemundur. Doğasının kanunu gereği, yaşadığı yerin rengini alır. Çevresindeki etkiler onun tercihlerini, nefret ettiklerini, siyasi görüşünü, beğendiklerini, ahlakını, dinini yaratır. İnsan, bunların hiçbirini kendisi yaratmaz. Yarattgini sanır ama bu meseleye derinlemesine dalmadigindandir.
Felsefe
Etraftan her zaman gerçeği arayan insanlarla illgili şeyler duyuyoruz. Ben, o tür birini (kalıcı olan) hiç görmedim. Sanırım aslında hiç yasamadi. Fakat ciddi ciddi gerçek arayicilari(kalıcı olan) olduklarını düşünen pek çok insan gördüm. Özenle, ısrarla, dikkatle, itinayla, derinlemesine, mükemmel dürüstlükle ve iyi ayarlanmış muhakeme gücüyle aradılar. Ta ki şüphesiz ve tartışmasız şekilde gerçeği bulduklarına inana kadar. Bu, arayışın sonuydu. Kişi, hayatının geri kalanını kötü havalarda gerçeğini altına sağlayabileceği bir çatı arayarak geçirdi. Siyasi gerçeği arıyorduysa dünyada insanları idare eden bir ya da diğer yüzlerce siyasi görüşten birinde buldu onu. Tek doğru dini ariyorduysa piyasadaki bir ya da üç bini içinden buldu onu. Her durumda gerçeği bulduğu an, daha fazla aramayı bıraktı. Fakat o günden itibaren bir elinde havya diğerinde sopası gerçeğinin akıttığı noktaları üstünkörü tamir edip ona itiraz edenleri ikna etmeye çalıştı.
Felsefe
Biz insanoğlu, yanıltıcı isimler verdiğimiz bazı niteliklerle kendimizi etiketledik. Sevgi, Nefret, Hayırseverlik, merhamet, cimrilik, cömertlik vesaire... Yani, isimlere yanıltıcı anlamlar ekliyoruz demek istiyorum. Hepsi kendini tatmin ve memnun etme çeşitleri olmalarına rağmen dikkatimizi gerçekten uzaklastirmak için isimleri onları gizliyor. Ayrıca, hiç orada bulunmaması gereken bir kelimeyi de sinsice sözlüğe soktuk. Fedakarlık. Var olmayan bir şeyi tanımlıyor. Fakat en kötüsü, insanın tüm eylemlerini emreden ve onu bunlara zorlayan Tek Dürtü'yü görmezden gelip hakkında hiç konuşmuyoruz. Her acil durumda ve ne pahasına olursa olsun insanın kendi onayını güvenceye almasının kaçınılmaz gerekliliğini yani. Oldugumuz tüm şeyleri ona borçluyuz. O bizim nefesimiz, kalbimiz, kanımız. O bizim tek mahmuzumuz, kırbacımız, üvendiremiz. Son derece etkili tek gücümüz. Bir başkasına daha sahip değiliz. O olmadan yalnızca durağan şekiller boş bedenler olurduk.b
Felsefe
Çocuklar için en önemli olan şeyler, çocuklardan öğrenilebilir.
Psikoloji