Birbirinizi sevin ama sevgiden bir pranga kurmayın;
Ruhlarinizin arasında gelip giden bir deniz olsun hatta.
Birbirinizin kasesini doldurun ama bir kaseden içmeyin!
Ekmeğinizi bölüp verin birbirinize ama aynı somundan yemeyin!
Gülün, eğlenin, coşun birlikte ama yalnız vakitler de tanıyın birbirinize!
Sazın telleri de yalnızdır, birlikte aynı ezgiyle titreseler de.
Gerçek bir iradeden söz edilebilir mi?
Yazar bu kitabında insan iradesini irdeliyor. Kitap yaşlı adam ve genç adamın diyaloglari şeklinde ilerliyor.Genel olarak diyaloglar insanın bir iradeye sahip olup olmadığı ve mizaç üzerine şekilleniyor. Kitabın genelinde savunulan görüşe göre 'insan bir makinedir.' Bu makine belli sistematige göre işler. Bu nedenle davranışlarından dolayı övünmek hakkına sahip değildir. Bu hakka makinenin sistemini kuran ' Tanrı' sahiptir.
İnsan bir makinedir. Doğuştan var olan mizacına ek olarak yıllar içerisinde dışarıdan gelen etkilerle birlikte düşünceleri ve davranışları şekillenir. Ve son etki geldiğinde insan, birikimin sonucu olan davranışı gerçekleştirir. Dolayısıyla bir 'irade' sonucunda oluşan davranıştan söz edilemez. Yalnızca mizaca ek olarak eğitim gibi dış etkenlerin birikiminden oluşan davranışlardan söz edilir. Bu bir irade değil seçimdir denilir. İradenin varlığını inceleyebilmesi icin yazarın irade nedir tanımını kavrayabilmemiz gerekiyor.
İrade nedir ve yıllarca kavram olarak varlığını sürdüren bu kavram gerçekten var mı yoksa yazarın değindiği gibi yalnızca sınırlı deneyimler ve mizacın ortaya çıkardığı sınırlı seçimler mi var? Bu soruların cevabı beraberinde özgürlük, sorumluluk ve zorunluluk kavramlarının da ele alınmasını gerektiriyor. Bunun için dış etkileri arttırabilmek adına varoluşsal felsefe okumalarıyla desteklenmeli.
Özetle, kitap okuması keyifli, hoj metaforlari olan ve mini araştırmalara da atıf yapan ama zamana yayılması gereken düşüncelerini temellendirme açısından etkileyici bir kitap.
Y.A.:Tüm insanlara özgür irade bahşedilmiş olduğu konusunda sürekli ikna edilmeye çalışırız. İyi davranış ile daha az iyi davranış arasında bir seçim yapmasi teklif edildiğinde onu kullanabilir ve kullanmalıdır. Buna rağmen, o adamın durumunda da açıkça gördüğümüz gibi aslında özgür iradesi yoktu. Yapısı, eğitimi ve onu biçimlendirerek olduğu kişi yapan günlük etkiler kadını kurtarıp dolaylı yoldan kendini de kurtarması için adama baskı yaptılar. Bu şekilde, ruhsal açıdan ve çekilmez perişanlıktan kurtulacaktı. Seçimi kendisi yapmadı. Kontrol edemediği güçler bunu, onun için yaptı. Özgür irade, hep kelimelerde var olmuştur ama orada durur. Bence gerçekleşmeye ulaşamadan duruyor. Ben, " özgür irade" demek yerine başka şeyler seçerdim.
G.A.:Hangi kelimeleri?
Y.A.:Özgür seçim.