Bir hikayeyi anlamlı bir hale getirmek için, sol beynimizin birtakım sözcükler ve mantık kullanarak olayları bir sıraya dizmesi gerekir; sağ beyin ise bedensel duyumlar, işlemden geçirilmemiş duygular ve kişisel anılarla katkıda bulunur. Böylece biz de resmin tamamını görür ve deneyimlerinizi anlatırız. Bu, günlük tutmanın ve güç bir olay hakkında konuşmanın iyilesmemize neden büyük ölçüde yardımcı olduğunu da açıklar.
Gerçekten de araştırmalar, duygularımıza bir ad vermenin veya onları tanımlamanın kelimenin tam anlamıyla sağ beyindeki duygusal devrelerin aktivitesini yavaşlattığını göstermektedir.