Herkese Merhaba;
Elimde sürünen ama asla kaybetmedigim o kitap Demir Ağaç.
Kitapla birbirimize alışmamız biraz zor oldu. İlk 100 sayfada aklımda hep soru işaretleri vardı. Zaman zaman sıkıldım. Neyse ki yarım bırakan bir okur değilimdir. Zorla devam ettim ve sonunda bir bölümüne tutundum.
İsminden fantastik bir kitap olduğunu düşünmüştüm ve gerçekten de içerikte hayal gücünü zorlayan bölümler bulunmakta. İsterdim ki bu bölümler rüya veya psikolojik kurgu değilde baştan sona fantastik bir roman olsun. Yazarımız bu konuda gerçekten çok başarılı. Nefessiz okuduğum bölümler oldu.
Yazarımızın paylaştığı alıntıları zevkle takip ediyordum ve derin anlamlı cümleleri çok dikkatimi çekiyordu. Aynı felsefik düşünceleri içeren cümleler kurguyada serpiştirilmiş. Aşk, hayat ve insana özgü çeşitli çıkarımlar etkileyici. Romanı ve kurguyu bırakıp deneme tarzında yazılan bu bölümleri de ayrıca sevdim.
Anlatım basit, cümleler açık ama fazla mesleki terim var. Denizcilik ile ilgili bir çok kelime öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. Benim sevdiğim bir durum bu, bilmediğim her terimi araştırdım baktım. Tabi kitabın okunma süresini uzattı ve zaman zamanda kurgudan uzaklaştırdı.
Kurgunun özünde bir Teğmenin dramatik hayat öyküsü var. Fakat olayların akışı, zaman döngüsü, yaşananların ifade ediliş tarzı her bölümde değişik. Dikkatle okuyup bağlantıları kurmak gerekir. Yazar, bazı düğümler oluşturup "bu nereden çıktı şimdi" diye okurun kafasını karıştırıp sonraki bölümlerde çözerek rahatlatıyor.
Zaman zaman yazarın okur ile karşılıklı konuşma (deneme) tarzında ifadeler kurgunun içinde yer almış. Bu durum beni biraz irite etti. Karakterin de okur ile konuştuğu bölümler vardı çünkü. Bu durum tamamen şahsi fikir olmakla beraber kurguda çoğul anlatım tarzlarını tercih etmememle
Merhaba,
Satış rekorları kıran, tavsiyeler listelerinde kesinlikle yer alan ülkemizde de MEB 100 temel arasında yer alan kitap gerçekten de yerini hakediyor. .
Kitap bir otobiyografidir. Yazar C. Brown'ın kendi hayatını kendi diliyle anlattığı fakat sol ayağıyla yazdığı bir kitaptır. Kitabın ismi de buradan gelmektedir. Beyin felci geçirdiği için vücudunu kontrol edemeyen yazar sadece sol ayağını kullanabiliyor C. Brown.
Yazar hayat hikayesi örnek alınacak, ders çıkarılacak bir çok konuya değiniyor. Özellikle Engelli bireylerin iç dünyasında yaşadıkları gelgitlerin kişiliklerine nasıl yansıdığını açık yüreklilikle ifade ediyor yazar.
Fiziksel zorluklarının farkında olup anlayabilme imkanımız var fakat ruhlarına yaşanan fırtınayı ifade edemedikleri sürece tahmin etme imkanımız bile yok.
İşte bu otobiyografi, kendini ifade edemeyen bir çok kişinin dış dünyaya açılan kapısı olmuştur.
Bunun yanısıra engelli bireylerin zorluklarını birlikte yaşayan ailelerinin ve çeresindeki insanların olumlu veya olumsuz etkilerini de açıkça yansıtmış C. Brown.
Bu etkileri görebilmek ve farkındalık oluşturabilmek adına herkesin okuması gereken bir hayat hikayesi.
Kişisel gelişim için de ders çıkarılabikecek çok önemli detaylar var. Bu yüzden de çocuk ve gençlerin muhakkak okuması gerekir.
Anlatılarak değil okunarak yaşanması gereken bu hikayenin ikinci kitabıda var.
Arzu edenler filmini de izleyebilir.