Bahsetmiştim buraya hikaye yazıp paylaşacağımı^^ Ve o gün geldi! Ana hikayem değil ancak değer verip emek harcayarak keyif aldığım bir hikaye. Umarım beğenirsiniz🙈 Bu akşam paylaşacağım inşallah. <3
Postitler ve anılar...
Bu kadar gecikmek istememiştim ama öyle oluverdi.
Önemli dönüm noktaları yaşandı burada hep. Zamanında, hani o ilk kitapta olan onca bitmemiş olayın bıraktığı acı ile savrulurken sabırsızca bu anların gelmesini beklemekteydim. Kalbim rahatladı gerçekten. Sevilen Sam Corltand... Bir yandan da alev ve buz ikilimizin arasındaki duygusal ve mantıksal bağ yavaş yavaş güçlükle örülürken emin oluyorsunuz ki bu bağ her şeye rağmen o kadar kuvvetli oluşuyor ki kopması şöyle dursun asla sarsılmayacak. Bunu okuyabiliyorsunuz.
Alınan intikamın ve kazanılan dostun güzelliği ve tatminliği şaheserdi. Her ne kadar kuzinini kurtarması çok havalı olduysa da suikastçi kralı o masada şevkle onu iğnelemeye çalışırken sevgilisine tüm odağını verdiğinden hiçbir göndermeyi anlamayı bırak duymamış olması çok daha havalıydı bence çünkü yaşanmışlıklar anın değerini kuvvetlendirmişti.
Önceki kitaptan dolayı kendilerine ayılıp bayıldığım Rowan nın olduğu her yere postit koydum. Ve bundan pişman değilim. Aralarındaki bağ bu kitapta biraz daha örülüyor. Bazı aşılması gereken engeller ve geçmişlerinde aşık oldukları insanları unutmak bu ikili için zor oluyor. Hele tapınakta olanlar... Onun az kalsın ölecek olması Aelin'in bir şeyleri fark etmesine sebep oldu.
Arobynn psikopat aristokrat entrikacı zehir kafalı adam.
Aedion tam bir koca bebek.
Kulenin yıkımı süreci stresli oldu. Aelin için değil de daha çok Aedion ve Rowan için gerildim okurken. Dorian 'nın şatoyu yıkması ve babasından öğrendikleri çok iyiydi. Hepsi yere düşerken şahinimizin onları yere güvenle indirmesi de.
Sonuç olarak hoşşşş
Hem zeminde değişmekte bulunan mahlukat kafilelerinin sevk ve idareleri, mevt ve hayat münavebeleri ve hayvan ve nebatatın idare ve tedbirleri dahi, herşeye taalluk eden bir ilim ile ve herşeyde hükmeden nihayetsiz bir hikmetle olabilmesi, senin ihata-i ilmine ve hikmetine delalet eder. Hem zeminde kısa bir zamanda hadsiz vazifeler gören ve hadsiz bir zaman yaşayacak gibi istidad ve manevî cihazat ile techiz edilen ve zemin mevcudatına tasarruf eden insan için, bu talimgâh-ı dünyada ve bu muvakkat ordugâh-ı zeminde ve bu muvakkat meşherde; bu kadar ehemmiyet, bu hadsiz masraf, bu nihayetsiz tecelliyat-ı rububiyet, bu hadsiz hitabat-ı Sübhaniye ve bu gayetsiz ihsanat-ı İlahiye, elbette ve herhalde bu kısacık ve hüzünlü ömre ve bu karışık kederli hayata, bu belalı ve fâni dünyaya sığışmaz. Belki ancak başka ve ebedî bir ömür ve bâki bir dâr-ı saadet için olabildiği cihetinden, âlem-i bekada bulunan ihsanat-ı uhreviyeye işaret, belki şehadet eder.
Asa-yı Musa - 200