3 defa geriye dönüp dönüp okudum tekrar tekrar. Uyku uyuyamadım düşünmekten. Sürekli anlayama çalıştım nasıl olduğunu. Ne mi nasıl oldu?
Öncelikle Valgler ve diğer canavarlar hakkında bize pek bir bilgi vermeden aksiyona ve savaşlara, o koşuşturmaya girdiği için ben okurken kitabı gerçekten korktuğum yerler oldu hem de azımsanmayacak kadar. Yaratıkların ne olduğunu bize savaş kısımları geçtikten sonra tanıtmış. Bilmeyince üzerine o korkunç sahnelerde zorlandım resmen. Ama bu yazarın başarısını gösterir tabi ki. Ah ve harikaydı.
Büyü eğitimi alırken o kadar gerçekci hisler verdi ki bize... Çok fazla ilham ve örnek aldım buradan kendi hikayem ile ilgili. Büyüyü acı ile ve fiziksel kısıtlamalar misali harmanlayarak işlemiş. Kendimi büyünün 'gerçekliğine' kaptırdım ve hissettim.
Benim için bu kitabı asıl kıymetli yapan şey, artık serinin gerçek manada başlamasıydı. Başlatan şey büyü olsa da kesinlikle malum kişi başlattı seriyi. Hani şu malum...kişi.
Buraya spoiler içerikli, tamamen düşüncelerimi ve bahsetmek istediklerimi aktarırsam sayfalar alır. Arkadaşlarıma bunu bıkmadan yaptım ve yapıyorum zaten (dahasını isteyenle konuşabiliriz zevkle:).
Beni sarstı ve çok düşünmeme neden oldu. Hem büyü için hem karakterler için hem malum kişi için hem detaylar için. Bence herkesi düşündüren bir kitap olmuştur. Ha bir de tabi ilişkilerin nasıl örüldüğüne ve epik olayların nasıl yaşandığına olan ekstrim heyecanla birlikte.
Başka şeylerden, başka olan olaylardan yani yeni karakterler gibi, bahsetmek isterim ama spoiler olur ve o zaman çok uzun şeyler yazmaya başlarım. Burada bitiriyorum.