Bu kitap bana, Küçük Prens'in yazarı Antoine de Saint-Exupéry'nin bir sözünü hatırlattı. "Mükemmelliğe, eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey bulunamadığında ulaşılır.” Bu kitap bu sözün vücut bulmuş hali diyebilirim. İncecik bir kitap olmasına rağmen, karakterlerin yaşadığı duyguları çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Bir kaç saatte okunabildiği halde, bitirdikten sonra çok kalın bir roman okunmuş gibi doygunluk bırakıyor. Lenin'in "Kendimi Altıncı Koğuş'a kapatılmış gibi hissettim" dediği kadar var.