Nezrin Emirova

Dinle beni! Eğer hastabakıcıyı çağırırsan, o gelmeden dilimi tamamen koparırım. (Gülümsedi, alnı boncuk boncuk ter olmuştu.) Beni dövdüğünü, bana işkence yaptığını söylerim.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Benim için bıraktığın çiçek demetlerini kurusunlar da sonsuza dek saklayayım, hep onlara bakayım diye samanlığın direklerine baş aşağı astım. Ben giderken henüz kurumamışlardı. Yıllarca uzak kaldıktan sonra eve döndüğümde hala orada asılı duruyorlardı, kararmış, pörsümüş sapları kimse fark edib oradan kaldırarak çöpe atmamıştı. Hala oradalar, örümcek ağlarıyla iyice sarıldıkları için bir zamanlar ilk sevgiliye verilen buket olduğunu benden başka kimse anlayamaz. Şimdi asıldıkları yerden alıp dışarıya çıkarıyorum onları, sonra da buketini fırlatan gelin misali sonbahar rüzgarına doğru havaya fırlatıyorum.
Kimse ismimle çağırmaz beni. Küçük çocuklar bilmezler. Her gün güneş doğarken hatırlatırım kendime, bir gün ben de unutursam diye. Judith, benim adım Judith.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Hatırlamadığım çok şey var. Düşlerimde anılar geri gelir bazen, çığlık atarım. Bazen de uyanır, karanlığın beni içine hapsettiği hissine kapılır ve artık onun yanında olmadığımı unuturum.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Asla umut yok. Ben hiçbir şeye layık değilim. Anlatacak kimsem yok, zaten ne halde olduğumu anlatmanın yolu da yok. Mümkün olsa bile uygun sözcükleri bulamazdım. Bu taşınmaz yükü hafifletmeye sözcükler yetmez. Söğüt ağacıma döküyorum içimi: Yılları elinden alınmış, itirbarı, dili, huzuru çalınmış biriyim. En kötüsü, en acımasız yanı da senin tarafından çalınmış olması.