Büşra Alkışlar

Büşra Alkışlar

Büşra Alkışlar

, bir kitap okudu
8/10
·252 syf.··
2023 10. kitabı
Bahaeddin Özkişi
7.6/10 · 1.307 okunma
Reklam
Kadınlığına Hapsedilen Kadınlar
Yeteneklerimiz, doğuştan gelen ve içimizde yaşayan çocuklardır. Doğal ihtiyaçlarımızın karşılanması yanında, bu çocukların da dikkate alınması, hesaba katılması, beslenmesi, geliştirilmesi yani tatmin ediliyor olması gerekir. Beslenip büyütülmezler, aç susuz ve ilgisiz bırakılırlarsa ağlarlar. Biz de içimizdeki bu feryatları “mutsuzluk” olarak algılarız. Kadınlar ise, kendilerine biçilen rolleri itibariyle, daha çok cinsiyetleri ile sınırlı bir hayat yaşadıkları için, içlerinde hep bir boşluk hissetmeye meyillidirler. Bu boşluk hissi anlamsızlığa, anlamsızlık da sürüp giden şikayetlere neden olur. Bu tabloya bir de “hayatın amacı”ndan habersiz olma durumu eklenmişse, işte o zaman durum daha da vahim bir hal alır. Hayatla ilgili yakınmalar duymamızın önde gelen sebeplerinden biri olan bu durum, kadınlarda ruhsal tatminsizliğin ve psikolojik rahatsızlıkların da zeminini oluşturur. Konu, herkeste aynı derecede hissedilmiyor olabilir. Özellikle yetenekleri kısıtlı olanlarda! Onlar bir anlamda şanslı bile sayılabilirler. Çünkü, yetenekleri sınırlı olanlar problemin pek farkında olamazlar. Herhangi bir yönde yeteneği olmayanın, tatminsizlik duygusu da olmayacaktır. Yani bir başka deyişle; “Aptallar depresyona girmez!” diyebiliriz. Çünkü, bir şeylerin ters gittiği ya da eksik olduğunu kavramak için bir miktar zeka ve yetenek gerekir! Yetenekli olanlar ise, içlerindeki bu yeteneklerin uyandırdığı istek ve arzularla rahat olamayacaklardır. Ta ki o yönde bir meşguliyet bulana dek! Ve, elbette inanç ve değer yargılarına ters düşmeden.! Pek çok toplumda olduğu gibi, bizde de kadınların bu hayatta üslendikleri roller daha ziyade cinsiyetleri ile ilgili. Meşguliyetleri de, büyük ölçüde dişilikleri ve kadınlıkları ile sınırlandırılmış durumda. Bu ise, çoğu zaman yaratılıştan
Hayat
Yedi notanın ahenkli dansı
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
Öncelikle böyle bir kitabı ve hayal gücünü bizden mahrum bırakmadığı için yazara teşekkür etmek isterim. İkinci olaraktan beni kitap yazma sevdasına hobi olarak dahi baktırmayarak beni bir yükten kurtardığı için teşekkür ederim. "Belki bende bi gün kitap yazarım." düşüncesini kafadan tamamen silip attıracak kadar etkileyici. Çünkü bu kadarıyla aşık atılamaz. :D Betimlemeler, hayal gücü, özgünlük beni tekrar tekrar hayran bıraktı. Gerçekten hayretler içerisinde okudum kitabı. (Çok yaratıcı işkence aletleri vardı ve ürkmedim değil.) İskandinav, Cermen mitolojisini getirdi yer yer aklıma. Hemen gidip nart mitolojisini de öğrenmem gerek. Uzun zamandır fantastik roman ya da diziler olsun Serdar Ortaç'ın düştüğü yanılgıya düşmüştüm. "Topu topu 7 nota var kaç ayrı beste yapılabilir ki?!!" :D Bu utancı burada paylaşmak istiyorum. Hayal dünyamı zenginleştirmenin yanında kişisel gelişimime de katkıda bulunduğu için üçüncü teşekkürümü sunup incelememi kapatıyorum efendim. İyi okumalar.
Mitoloji - Fantastik
Axomghot - Ara DevirH. Gunda Akay · Theseus Yayınevi · 202118 okunma
Acı verici gerçekler
Japonlar kesinlikle dünya üzerindeki en gururlu ve milliyetçi toplumlardan biridir. Eserleri ile, yaptıkları ile gurur duymayı isterler, bu yüzden iyi yaparlar... Milliyetçilikleri kahvede okey oynayıp galeyana geldiklerinde kurt başı işaretini gözünüze sokmakla sınırlı değildir. Üretirler, katkıda bulunurlar, “en iyi” olduklarını somut bir şekilde ispatlarlar. Ülke sevgileri slogancı değil, yapıcıdır; “Ya sev ya terk et” yerine, “Seviyorsan gereğini yerine getir” felsefesi hâkimdir. Yani, “Japon yapmış”tır. Japonya’da üretilen malların en kalitelileri iç tüketim içindir. Orada gördüğünüz otomobilleri, elektronik eşyayı, ev aletlerini başka ülkelerde göremezsiniz. Bu malları ihraç etmeye tenezzül bile etmezler. Yeni teknoloji bir ürün satın almak istediğinizde “Japan only!” (Sadece Japonya içinde kullanılacak şekilde üretilmiştir) derler. Sony’nin tanıtım mağazalarından birini gezip eşine benzerine rastlamadığım yüksek kaliteli ses ve görüntü sistemlerinin satıldığını görünce tezgâhtara yanaşıp bilgi istemiş, Avrupa’ya uygun voltaj ve standartlarda alıp alamayacağımı sormuştum. “Japan only” demişti; yeni bir ürün çıkardıklarında öncelikle kendi halkına sunuyor, teknoloji eskiyip ayağa düşünce de dünyanın geri kalanına lütfediyorlardı. Askerdeki Mersinli arkadaşımın bana, ürettikleri limonların en iyilerini nasıl ihraç ettiklerini, Avrupalıların kabul etmeyeceği limonları da iç piyasaya kakaladıklarını anlattığını hatırlayınca daha da kahrolmuştum.
Hayat ve İnsan