Japon Yapmış

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.145
Gösterim
Adı:
Japon Yapmış
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482363
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Dünya üzerinde Türkçeden başka hiçbir dilde, hatta Japonca'da bile "Japon Yapmış" kadar Japonya'yı ve Japonları açıklayabilecek kısalıkta ve kudrette bir deyiş yoktur. Halkımız bilmeden veya bilerek, Japonlara özgü Zen Budizminin sade ve derin felsefesi ile uyumlu bir özdeyiş üretmiştir. Bu özdeyiş, Japonya'ya ve Japon halkına bakışımızı özetler; hayran olma, takdir etme, imrenme, taraf tutma, destekleme, hayıflanma, iç çekme, özeleştiri, kıskanma ve bazen motive olma! Japon ne yapmıştır, nasıl yapmıştır, niye yapmıştır, pek bilinmez; ama yapmıştır işte!

Onur Ataoğlu, Japon yaratılış efsanelerinden Budizme, Japonya tarihinden modern günlük hayata, samuray ve geyşalardan manga ve haikulara uzanan geniş bir yelpazede Japonun neler yaptığını anlatıyor... Üstelik hem düşündüren hem de eğlendiren bir dilde...
216 syf.
·Beğendi·10/10 puan
UYARI : İncelemelerimde spoiler yoktur .. Bu platformda okuduğunu anlamayan ve yazdıklarımı spoiler sanan bir takım "ÇOK AKILLI" insanlar vardır !!! Ben spoiler olduğunu düşünmüyorum ama sen olduğunu düşün ve ona göre oku ..

Eve, torrentten albüm emeyim diyerek büyük bir keyifle gelmiş ve daha ayın 3. yazıyla "üçüncü" gününde adil kullanım kotamın yarısını emen kenafir kardeşimin youtube dan açtığı Çelik - dum ka ka (mezar kazıp çıkardı resmen yaa!!!) parcasını dinliyerek bu satırları yazıyor olan ben gözlerim seyirirken hepinizi sevgiyle selamlıyorum..

SABAH GELEN İNTİKAM EDITI : kotamı sömüren kenafir kardeşimden intikamımı , evdeki bütün kapı ve pencereleri kapatıp kaynayan bir odada başucuna bıraktığım "YAN CEHENNEM YAN 5 KAMYON KÖMÜRLE GELİYOR" yazılı bir not ile aldım .. kendisi geç yattı ve bugün izinli ...SÖZDE UYUYACAKTI.. nilüferden kendisi için "eden bulur güzelim kalır sanma yanına" dizelerini gönderiyorum .. DON'T MESS WITH TUCO!!!

- JAPON MANYAKLIĞINI BİLMEDEN NASIL KUCAKLADIM .. -

Öncelikle bu MANYAK milletle hayatım nasıl kesişti ve bende yarattığı tahribatlar ( ki gerçekten maddi anlamda hayatımı kaydırdılar =) ) neler oldu onu açıklayarak başlayayım.. henüz ilkokula gitmediğimiz ya da yeni yeni gittiğimiz , trt nin de trt olduğu dönemlerde origami denen bir manyaklıkla ilk olarak hayatıma dahil oldular .. 80 ler yokluk devri elişi kağıdı falan çok para ...öyle kolayda bulunmuyor ..bizimkilere aldıramıyorum .. ağlıyorum zırlıyorum sandalyeden kafa üstü intihar girişimleri.. YOK!! trt de o envai çeşit elişi kağıtlarıyla efenime söyleyeyim orangutan fil zürefa su aygırı!??! ( valla yaptı zaten o gün ben olmıyacağını anladım kapadım o defteri ) yapan zombi bir teyze var.. kadın zaman veriyor ama eller küçük ...birde tekrar yok ! 8 hareketi gösteriyor .. bizim hafıza 3 te 4 te bilemedin 5 te error veriyor ..mavi ekrana geçiyorum.. neyse bir sinir harbi ile olmayacağını anlayıp içimde bir nefretli ukte ile kedi ciğer ikilisi misali son verdim origami macerasına .. tabii japon sanatı falan olduğunu bilmiyoruz o dönem.. sonrasında ilkokula başladık Voltron ile dünyamızı kararttılar.. haftasonu sabahın köründe uykudan uyanıp ranzadan atlayıp 2 3 yaşındaki kardeşimi pembe aslan olmaya ikna etmek sureti ile kırıp dökmedik eşya bırakmadık .. yediğimiz zopa cabası ..beslenme çantasının içine bayılacak kadar ağlayınca birde robotlu suluk aldırdım .. hehehehe!!! sonra özel tv ler açıldı anayasayı bir kez delmekle birşey olmaz diyerek..kanal 6 da yaz günleri öğle kuşağında karate filmleri ve BRUCE LEE (!!!) ile cep boy terminatör dönemine giriş.. karşı lise inşaatından tuğla getirip evde kırmalar, kum tepelerine 3. kattan atlamalar ( annem yazık kadıncağız görünce korkudan bayılmış dövemedi bile eve gidince ahauahauaha =) ) falan derken bizimkilere birde tahta katana yaptırdık tarif üzerine .. baktılar olacak gibi değil ilgiyi başka yöne çekelim dediler heralde =) o döneminde sonuna anneme kafa tutup katanayla dayılanınca , annem oklava sanatıyla TÜRK EV HANIMININ FENDİ JAPONU YENDİ DİYEREK GERÇEK ANLAMDA NOKTA KOYDU .. ama "nicca" YILMAZ!! =) yediğimiz ufak çaplı darbeler ile yıllar yılları kovaladı.. uzunca bir müddet tv lerden filmler vasıtası ile haşır neşirliğimiz devam etti.. üniversiteye girdik .. ha tabi bir de 5-6 sene öncesinde metal alemine girizgah yapmışız saçlar uzun deri ceket - kamuflaj -postal 3lüsü falan evdekiler umudu kesmiş .. saldım çayıra mevlam bombalaya diyerekten ..bir de dergi ve fanzin çıkarıyorum bir arkadaşımla o dönem .. o arkadaşım bir gün benim hayatımı karartıp JAPON KÜLTÜR MERKEZİNDE ANİME İZLEMEYE ÇAĞARDI.. hayatımda VAMPIRE HUNTER D izlediğim ilk an .. o gün hayatımın kumlu çakıllı bulgur pilavından ibaret olduğunu anladığım gündür.. sonra anime nin manganın manyağı olduk.. bu arada dergiye de pek çok ülkeden promo cd plak falan geliyor kritikleyin tanıtın diye .. bir baktım bazı cd lerin JAPANESE EDITION ları ( basımları) var ve bu basımlarda da dünyadaki diğer ülkelerde basılan ya da satılan cd lere ek olarak başka hiçbir yerde olmayan BONUS parçalar mevcut .. korkuncta pahalı !! 3 aylık bursları bir bilemedin iki cd ye vermeye başladık mı? ayran yok tahtaravanla gidiyoruz yokoluşa .. ordanda KOLLEKSİYONCULUK hastalığını verdiler damardan .. tam o dönemde de bir arkadaşım sağolsun ŞİBUMİ VERDİ !!! bu öyle bir kitaptır, japonlar öyle bir millettir ki burda şu an arkadaşım olan ama bir dönem kanlı bıçaklı olduğumuz Oğuz Aktürk ile dahi bu kitap sayesinde can ciğer olduk.. neyse kısa keseyim sonra tabii kültürü çok araştırdım ve cidden muazzam ve apayrı bir halk olduklarını kendi gözlemlerimle gördüm .. kitaba gelir isek...

Spoilerlık bir durum yok hep söylüyorum .. rahat ol kardeşim =)

Kitabın yazarı 3 sene boyunca Japonya ' da müşavirlik yaptığı dönemde başından geçen ilginç olayları , anılarını ve derleyip toparladığı Japon kültürü ve AHLAKI ile ilgili gözlemlerini araştırmalarını Japon tarihinden bilgilerle harmanlayıp bu muhteşem kitaba imza atmış.. en baştan söyleyeyim FARKLI KÜLTÜRLER , FARKLI ÜLKELERE MERAKINIZ VARSA OKUYUN DEMİYORUM...MUTLAKA EDİNİN!! ha şu da var ..yaa kardeşim benim japonlarla ne işim olur diyenler : inanın çok şey kaybediyorsunuz .. ama şunun da garantisini veriyorum ..okuduklarınız, inanın bir Türk ya da Japon toplumuna ait olmayan dünyanın geri kalanında yaşayan tüm toplumlar için yeterince garip.. herşeyi tam olarak benimsemeniz İMKANSIZ..misal bu adamların 4 mevsime olan takıntısını , sakura dedikleri meyve vermeyen kiraz ağaçları için festivaller düzenlemelerini , bu ağaçların çiçek açacakları günü tam olarak hesaplamak için her meteoroloji biriminin bahcesine bulundukları yerdeki cinse ait kiraz agacı dikip başına tek işi bu olan gözlemciler dikmelerini, şirketlerde yeni işe başlayan kimseleri festival alanına geceden gönderip yer tutması için görevlendirdiklerini, başaramazsa bu kişilerin süresiz dışlandığını , her mevsimde şehirdeki bilimum cafe restoran bar ve magazanın duvarlarının boyandığını ve MAĞAZALARA O MEVSİMİN ÇİÇEKLERİNİ ÖN PLANA KOYAN TABLOLAR ASTIKLARINI , samurayları - roninleri nincaları, bu savaşçıların izlediği ve Japon ahlakının temelini oluşturan BUSHIDOYU , "AN" a verdikleri önemi , kadınlarda okuyabilsin diye milyon harften oluşan KANJİ alfabesine karşı hiraganayı yaratmaları BUNA KARŞILIK ( BURAYA EKSTRA DİKKAT !!!) Japoncanın özünü bozmamak ve Japoncayı kirletmemek için KATAKANA adını verdikleri bir başka alfabe daha (?!?!?) tasarlamalarını , 2005 yılındaki Japonya'ya katkısı 4.5 MİLYAR DOLAR olan ( ki bu rakam o yıl amerikaya ihraç ettikleri demir çelik ürünleri hacminin 3 evet 3 katı! ) ve şu an dünyayı fetheden ayrıca kendi içinde 30 40 a yakın ayrı kola ayrılan ( kadınlar ve erkekler içinde ayrılıyor bunlar ) Anime sanatını, Honne Tatamae dedikleri kendin gibi ol ama olduğun gibi görünme olgusu ve marka manyaklıklarını , geyşa kültürünü , intihar etmeden önce yazdıkları 3 mısralık içinde mutlaka mevsimlere gönderme bulunan şiirleri, seppuku ve harakiri kültürünü , MANYAKLIK DERECESİNDEKİ MİLLİYETÇİLİKLERİNİ tam olarak özümseyip anlamlandırmanız imkansız .. ben senelerdir ilgileniyorum ama anlamlandıramadığım pek çok şey var .. Japonya ve Japonları FUTBOL TOPU BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR SOĞAN olarak düşünün...ne kadar soyarsanız soyun CÜCÜĞE ULAŞMAK HAMASLA İSRAİLİ BARIŞTIRMAK KERTESİNDE İMKANSIZ .. gözünüzden kanlı yaşlar akması da cabası =) ama olaylara ve olgulara bu uzaylı milletin gözünden bakmakta bir o kadar zevkli =) kritiğin sonuna geldik .. biraz fazla uzun oldu sanırsam ama umarım sıkılmamışsınızdır.. son olarak : NIPPON BANZAI!!! =))
216 syf.
·37 günde·Beğendi·8/10 puan
Öncelikle yazarımız 2002'de Tokyo Büyüelçiliği Ekonomi Müşavirliğine tayin edilerek 3.5 yıl Japonya'da kalmış. Gezmiş, tatmış, okumuş, öğrenmiş ve bunları bize bu kitapta anlatmış.

Benim gibi merakınız varsa ama çokta bilginiz yoksa eğlenceli ve samimi anlatımıyla (bazen bunu abarttığı yerler de olmadı değil) bu gezi kitabında Japonya hakkında çokça şey öğrenebilirsiniz.

Aile hayatları, o kadar kalabalık ülkedeki istihdamları, mevsime ve ana verdikleri değeri, meşhur sakuraları, inançları olan şintoizim ve buduzimi, tüm Dünyaya kapalı yaşadıkları tarihleri, edo dönemi, düşünce stilleri; milliyetçikleri, intiharlar, özür dilemeye verilen önem, honne-tatemae, samuray, ninca, harakiri, geyşa, kimono ve tam bir sabet gerektiren sanatları; haiku, ikebana, bonsai, origami ve dahası hakkında bilmediklerinizi öğreneceğiniz, bu milleti aklımızın yettiğince anlamaya çalışacağımız bir kitap. Tabi siz ben daha kendimi anlayamıyorum Japonlar bir dursun da derseniz anlarım
216 syf.
·3 günde·8/10 puan
Günlük hayatta sıkça sözünü ettiğimiz bir laf 'Japon yapmış' Genelde akla gelmeyen, değişik nesneler için de 'Japon icadı' deriz. Peki kimdir Japonlar? Nasıl yaşarlar? İş disiplinleri nereden gelir? Kadının yeri Japonya'da var mıdır? Japonca öğrenmek kolay mıdır? Samuraylar, geyşalar, haikular, harakiri, sakura, ikebana, origami.. Pek çok terim için kulak aşinalığımız olsa da kökenini, nasıl ve neden ortaya çıktıklarını bilmeyiz çoğumuz.
İşte bu kitap size tüm bunları hatta daha fazlasını vaad ediyor üstelik çok sıcak çok akıcı bir dille.

Peki kim bu Onur Ataoğlu? Ankaralı bir mühendis. ODTÜ'yü bitirmiş. Sevimli, okunası bir dili var. Aselsan, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı,  Ekonomi Bakanlığında çalıştıktan sonra Japonya'ya tayin edilmiş. Tokyo Büyükelçiliği  Ekonomi Müşavirliğine...
Günlerini dolu dolu yaşamış, Japon kültürüne kafa yormuş, okumuş da okumuş.

4 yıl Japonya'da kalıp Türkiye'ye döndükten sonra bu kitabı 2010 yılında yayımlamış. Japonya TARİHinden ve COĞRAFYAsından başlayıp, DİNlere uzanıyor. Ordan sağ yapıp MİLLİYETÇİLİK olgusuna sapıyor. İlk kavşaktan u dönüşü yapıp SAMURAY ve NİNCA'ya şöyle bir uğrayıp MEVSİMLERe göz atıyor sonunda SAKURAyı detaylıca izliyor iyi ki mevsimi. Yetti mi hayır tabiki. Tekrar yola koyulup ALFABEnin haritasını çıkarıyor. Buraya kadar gelmişken bir KABUKİ görmeden olmaz deyip yol alırken HAİKUlar yazıyor. GEYŞA evinin önünden geçerken merakına yenilip kabukiyi erteliyor. Tam geyşa 3. tütsüyü yakacak bari ücret çok olmasın diye yaktırmıyor ve çıkıyor ama aklı MANGAda. Manga hevesi de kısa süreli çıkınca 'ben SUMOcunun zeki çevik ve şişmanını severim' diyor ve bir sumocunun altında eziliyor.

Tüm bunlar kitapta yazanlar dersem inanmayın böyle bir olay örgüsü barındırmıyor kitabımız. Ama tüm bu olguları , nesneleri ve kişileri barındırıyor. Eğer Japon kültürünü merak ediyorsanız gezip görmüş, bizzat deneyimlemiş birinden, bu kitaptan dinleyin derim. Evet evet dinleyin. Birisi okusun bu kitabı size ve siz gözlerinizi kapatıp masal tadında dinleyin.
216 syf.
·5 günde·10/10 puan
Denizi Yitiren Denizci ve İmkansızın Şarkısı kitaplarını okumadan önce, bir ön hazırlık yapmak için bu kitabı okudum. Japon kültürüne az çok aşina sayılırdım. İkinci Dünya Savaşı belgeselleri, Japon filmleri ve animeleri izlediğim için kısıtlı da olsa bazı şeylerden haberdardım. Tabi kitapta ilginç şeylerle de karşılaştım. Konu Japonlar olduğu için midir nedir, beni pek şaşırtmadı bu durum. Bizde hoş karşılanmayan bazı şeyler onlarda normal ya da bizde çok normal olan şeyler onlarda anormal. Gerçekten ilginç bir topluluk ve kitapta Japonları uzaylılar gibi düşünün deniyor. Yazar, uzaylıları(Japonları) keşfetme macerası gibi bir eser kaleme almış. Çok akıcıydı ve herkese hitap edebileceğini düşünüyorum. Bütün bölümleri eğitim seviyesi ne olursa olsun herkes rahatlıkla anlayabilir. Bizim anlayabileceğimiz bir şekilde, kimi yerde esprili bir dille, kimi yerde göndermelerle, okuyucuyu sıkmadan muazzam bir kitap ortaya çıkarmış yazar. Beğenmemin en büyük sebebi de aşırı ciddi bir şekilde olaylara yaklaşmaması. Gerektiğinde dalgasını da geçmiş, bilgisini de vermiş. Eğitim hayatınızda mutlaka sevilen, esprili ve bilgili bir öğretmene rastlamışsınızdır. İşte, o öğretmeninizin kitap yazması gibi düşünün bu kitabı da. Giriş bölümünde yazma sebebini açıklamış ve kendisini kısaca tanıtmış:
“Türkiye Cumhuriyeti Tokyo Büyükelçiliğinde ekonomi müşaviri olarak üç buçuk yıl çalıştıktan sonra bu kitabı kendim, ailem ve arkadaşlarım için yazdım (Telaşlanmayın, kitapta Japon ekonomisinden bahsetmeyeceğim). Hafızam biraz arızalıdır, yazmazsam unuturum. Birisi on yıl sonra, “Japonya nasıldı?” dese, Japonya’da yaşamış olduğumu bile hatırlamayabilirim. Bir ikinci neden de şu: Pek konuşmayı beceremem; kekelerim, lafı ağzımda gevelerim, “ııı, eee” diyene kadar meramımı anlatamayabilirim. Bari yazayım da bir soran olursa kitabı açıp oradan okurum diye düşündüm.”
Yaklaşık 70. sayfaya kadar Japonya’nın coğrafi özelliklerinden, ikliminden ve tarihinden bahsedilmiş. Japonların kökenleri ile ilgili tartışmalara ve mitolojiye de biraz değinilmiş. İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar gelen zaman aralığını kapsayan ve sıkıcı olmayan bir şekilde ele alınmış.
80. sayfadan itibaren artık Japonların kültürlerine giriş yapılıyor. Filmlerden bildiğim o ünlü milliyetçiliklerinin, onurlarının ve tabi ki intiharlarının sebeplerini daha iyi kavradım. Özür dileme eyleminin, toplum içinde davranışlarının bizden çok farklı olduğunu gördüm. Bu kadar gelişmiş bir medeniyet olarak kadını ikinci plana atmaları açıkçası beni biraz şaşırttı. Kitapta buna da yer verilmiş. Özellikle bazı sektörlerde büyük Japon markalarını hepimiz biliriz. Tabi ki en vasıfsızından yöneticisine kadar geçerli olan iş hayatına da değinilmiş.
İlerleyen bölümlerde “AN” kavramının, mevsimlerin ve bir çiçek olan “Sakura”nın Japonların için önemi yer alıyor. Tarif etmesi zor olan “AN” kavramı Japon sanatlarının arkasındaki felsefeyi oluşturuyor. Mevsimlere bakışları bizden çok çok farklı. Her yeni mevsimin onlar için değeri büyük. İlkbaharla birlikte tüm ülkede bir “Sakura” çiçeği çılgınlığı başlıyor.
150. sayfadan sonra Şintoizme ve Budizme değiniliyor. Sonlara doğru da alfabe, Sumo, Geyşa, Japon sanatları, Haiku, Ukiyo-e, Manga ve Anime, Kabuki, Noh ve Gagaku anlatılıyor. Geyşa’nın aslında bildiğim Geyşa gibi olmadığını da bu kitapta öğrendim. Gerçekten her bölüm benim için yeni bir dünya keşfetmek gibiydi. Okuyacak olanları düşündüğüm için fazla detay vermeyi istemiyorum. Sürprizi kaçmasın sonra :) Listenizde varsa eğer bu kitap, kesinlikle okumalısınız. Yazarın iki kitabı daha varmış. Onları da yakın zamanda okumayı düşünüyorum.
216 syf.
·Puan vermedi
Japonlar herkeste hayranlık uyandıran bir toplumdur eminim. Yıllarca dünyaya kapalı kalmış bir ada ülkesi ve 2.dünya savaşından büyük bir yıkımla çıkmasına rağmen küllerinden doğan bir dünya devi. Kitabın her sayfasında saygıyla eğilip takdir etmemek mümkün değil, nasıl bir sabır nasıl bir disiplin ve mükemmel bir sosyal uyum. Bu halkın hobileri bile yıllarca sebat edilerek kazanılan beceriler. Kitabın adı her şeyi özetliyor zaten.
216 syf.
·10/10 puan
Tuco Herrera 'nın önerisiyle, Seda 'dan ödünç alarak, Gaijin⁷ ile birlikte okuduğumuz muhteşem kitap!

Okulda bir hocamız "Japonları anlamaya çalışmayın sadece kabul edin. Anlamaya çalıştıkça işin içinden çıkamayıp onlardan soğursunuz." demişti. Japonlarla bir ömür birlikte olmak isteyip, bunu mesleğim haline getirme durumunda ilerlerken Japon toplumundan soğumak istemem. Bu nedenle hocamın söylediklerini sessizce kabul ettim ve hemen hemen her gün karşılaştığım tuhaf davranışlara normal baktım. :D Hatta Gaijin⁷ ile bazen bu konuda tartışırken "Anlamaya çalışmaaa" diyerek birbirimizi susturduğumuz da oldu. Yazar bu durumu "Japonlar uzaylıdır" diyerek özetlemiş.

Yazar; Japonya'yı, dilini, coğrafyasını, insanlarını, kurallarını, yemeklerini, günlük hayatlarını Japonya'da geçirmiş olduğu 3 senede yaşadığı tecrübelere dayanarak anlatmış. Çook samimi bir dil kullanmış. Şu ana kadar okuduğum Japon kültürüne dair yazılmış kitaplara kıyasla çok eğlenceli bir okuma oldu. Yazar Türk olduğu için Japonya konusundaki hisleri bana daha yakın geldi sanırım. Bazı bölümleri kahkaha atarak okudum.

Japonya'ya ilgi duyuyor ve bu konuda eğlenceli bir şeyler okumak istiyorsanız, benim gibi kültürün akademik dilde anlatılmasından sıkıldıysanız mutlaka okumanız gereken bir kitap. Kitabı okumamda emeği geçenlere teşekkürler, keşke daha da önce okusaydım.
216 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Japonlar herkeste hayranlık uyandıran bir toplumdur eminim. Yıllarca dünyaya kapalı kalmış bir ada ülkesi ve 2.dünya savaşından büyük bir yıkımla çıkmasına rağmen küllerinden doğan bir dünya devi. Kitabın her sayfasında saygıyla eğilip takdir etmemek mümkün değil, nasıl bir sabır nasıl bir disiplin ve mükemmel bir sosyal uyum. Bu halkın hobileri bile yıllarca sebat edilerek kazanılan beceriler. Kitabın adı her şeyi özetliyor zaten.
216 syf.
·10/10 puan
Muhteşem bir kitap.. Okuduktan sonra herşeyi yemeklerini kınamıyorum... Japonların nasıl bir ırk olduğunu Amerika ile örnekleyip izah etmesine bayıldım müthiş bir tarif.. Tüm dostlara edebiyat severlere tavsiye edilir.
216 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Okurken eğlendirdiği gibi tarihi bilgiler de veriyor. Sıkılmadan japon tarihi-kültürü hakkında az çok bir şeyler öğrenmek için keyifle okuyabileceğiniz bir kitap.
216 syf.
·3 günde
Aisatsu/Selam!

Japonlar...

Çalışkan, okuyan, saygılı... Her zaman sevip, merak ettiğim bir millettir-yaşadıkları coğrafya ile birlikte-
Normalde de araştırıp haklarında bir şeyler öğrenmeye çalışırdım ama Japonya'da yaşamış birinin izlenimlerini ve aktardıklarını öğrenmek daha iyi oldu sanki. Gerçekten merak ettiğim şeyleri kitapta buldum, ayrıca çok da şaşırdığım şeyler oldu. (Japonya'da kadının konumu konusu mesela beni şaşırttı.) Güzel alıntılar da yapmaya çalıştım ama paragraflar birbiriyle ilgili ve uzun olduğu için "neredeyse kitabı komple paylaştı!" demeyin diye:) gerisini sizin merakınıza bırakıyorum. Yazarın esprili bir dili de var, arada Türkiye ile yaptığı kıyaslar ve Japon acayiplikleri ile ilgili oluşturduğu diyaloglar yüzünüzü gülümsetecek eminim.
...

Ben bu kitabın davamı niteliğinde olan kitaplara doğru yol alıyorum. Siz de Japon dostlarımızı merak ederseniz buradan başlarsınız artık.
216 syf.
·13 günde·8/10 puan
Okuması çok zevkliydi, resmi bir dil yerine samimi bir üslubun kullanılması sanki Japonya’da günlük hayat videosu izliyormuş gibi hissettirdi.
Japonya hakkında derin olmasa da bilgi sahibi olmak, okurken de sıkılmamak istiyorsanız bu kitap tam olarak o işlevi görüyor.
Fazla iletişim iletişimsizliğe yol açıyor, anlaşılmaya çalıştıkça yanlış anlaşılıyoruz. Belki de sustukça insanlar arasındaki iletişim gelişecek.
Onur Ataoğlu
Sayfa 157 - Çınar Yayınları
İnsanlar hayatı her zaman siyah ve beyaz görmek ister; gri tonların ve hatta farklı renklerin mevcudiyetine inanmak istemezler.
Onur Ataoğlu
Sayfa 72 - Çınar Yayınları
Gerçek her zaman tek ve doğrusal değildir; toplumsal ilişkiler işin içine girdiğinde, doğruluk, dürüstlük, sahtelik, ikiyüzlülük gibi kavramların anlamları bulanır.
Onur Ataoğlu
Sayfa 79 - Çınar Yayınları
Kış mevsiminin acı soğuğunu umursamam
Benim içimi korkuyla dolduran
İnsanların kalplerinin soğukluğudur
Onur Ataoğlu
Sayfa 50 - Çınar Yayınları
Henüz hayatta acemiyken, yaşadıklarımı tüm boyutlarıyla belleğime kazımak isterdim; bunun için çok kuvvetli bir hafızanın yeterli olabileceğini düşünürdüm. Zaman geçtikçe boşuna uğraştığımı anladım.
Onur Ataoğlu
Sayfa 119 - Çınar Yayınları
Murasaki Shikibu isimli bir kadın yazar sosyetede dönen dolapları, entrikaları, karışık ilişkileri konu alan "Genji’nin Hikâyesi" isimli romanı yazmış. Edebiyat otoriteleri tarafından "dünya üzerinde yazılan ilk roman" kabul edilen ve çok beğenilen bu eser başka rakip olmadığı için o yıl Nobel Ödülünü kazanmış.
“Gazetelerde okuduğum bir haber, beni yine Japonların özür dünyalarının derinliklerinde sarhoş etmişti. Dünyanın yaşayan en yaşlı insanı olduğu tespit edilen bir Japon amcaya duyguları sorulduğunda, “Bu yaşa kadar yaşadım, devlet bana emekli maaşı bağladı, sağlık sigortamı ödedi, halen yaşayıp devlete yük olduğum için çok özür dilerim” demişti... Şimdi bu amcaya Türkiye’deki süper emekliliği nasıl anlatırsın?”
Onur Ataoğlu
Sayfa 84 - Çınar Yayınları 2. Basım Aralık 2010
1997 yılında Pokemon'un belli bir bölümünün Japonya'da yayını sırasında yaklaşık 700 çocuk oradan buradan atlayarak hastanelik olmuş.
Onur Ataoğlu
Sayfa 205 - Çınar Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Japon Yapmış
Baskı tarihi:
2010
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753482363
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Çınar Yayınları
Dünya üzerinde Türkçeden başka hiçbir dilde, hatta Japonca'da bile "Japon Yapmış" kadar Japonya'yı ve Japonları açıklayabilecek kısalıkta ve kudrette bir deyiş yoktur. Halkımız bilmeden veya bilerek, Japonlara özgü Zen Budizminin sade ve derin felsefesi ile uyumlu bir özdeyiş üretmiştir. Bu özdeyiş, Japonya'ya ve Japon halkına bakışımızı özetler; hayran olma, takdir etme, imrenme, taraf tutma, destekleme, hayıflanma, iç çekme, özeleştiri, kıskanma ve bazen motive olma! Japon ne yapmıştır, nasıl yapmıştır, niye yapmıştır, pek bilinmez; ama yapmıştır işte!

Onur Ataoğlu, Japon yaratılış efsanelerinden Budizme, Japonya tarihinden modern günlük hayata, samuray ve geyşalardan manga ve haikulara uzanan geniş bir yelpazede Japonun neler yaptığını anlatıyor... Üstelik hem düşündüren hem de eğlendiren bir dilde...

Kitabı okuyanlar 197 okur

  • RoadNotTaken
  • klostrofobik`kaplumbağa
  • Gülsüm
  • Gülsüm
  • zehirli`bal
  • bishamonnten`
  • `RōϻəØ
  • Hakan Erçetin
  • sky•空
  • H. N.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%5.3
13-17 Yaş
%5.3
18-24 Yaş
%15.8
25-34 Yaş
%21.1
35-44 Yaş
%36.8
45-54 Yaş
%5.3
55-64 Yaş
%5.3
65+ Yaş
%5.3

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%55.6
Erkek
%44.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%24.7 (24)
9
%24.7 (24)
8
%23.7 (23)
7
%20.6 (20)
6
%3.1 (3)
5
%3.1 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0