Ailemin bütün tanıdıkları aynı yolu tutmuş kişiler: Zekalarını kârlı kılmaya, öğrenimlerini bir arpalığa çevirip limon gibi sıkmaya ve seçkin biri olmaya çabalanmış bir gençlik; sonra da umutlarının sonucunun niçin bu kadar nafile bir yaşam olduğunu şaşkınlık içinde sormakla geçen bir ömür.İnsanlar yıldızların peşinden koştuklarını sanırlar ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balığa benzer. Çocuklara yaşamın saçma olduğunu en baştan öğretmek daha basit olmaz mı diye kendi kendime düşünüp dururum. Bu çocukluğun bir kaç güzel anını yok etse de, yetişkinlerde önemli bir zaman kazancı olur; üstelik bir travmadan, kavanoz travmasından kurtulmak da işin cabasıdır.
Romanda bir ailenin dört kuşak yaşadıklarını okurken Türkiye'nin yakın tarihini hatırlamış oldum. Romanın kurgusunu beğendim, sürükleyici ve merak uyandırıyor, keyifle okudum.