Nida Ercan

Nida Ercan
@NidaErcan
per aspera ad astra *
6/10
·77 syf.··
2026 28. kitabı
Kitap, zamanın ellerimizin arasından nasıl kayıp gittiğini ve bu kısıtlı sürede ruhsal dinginliğe nasıl ulaşabileceğimiz üzerinde duruyor. Seneca’nın özellikle zaman yönetimi ve insanların hayatı ertelerken aslında nasıl hızla tükettiği konusundaki tespitleri zamansız. Yaşamayı öğrenmek bir ömür sürer, derken haksız olduğunu düşünmüyorum.Ancak, Stoacılık üzerine çok daha samimi, insan ruhuna doğrudan dokunan daha farklı kitaplar okumuştum. Seneca’nın dili ve yaklaşımı, felsefeyi popülerleştirmek isterken fazla didaktik ve yukarıdan bakan bir tona bürünüyor. Seneca bize ideal olanı kusursuz bir teorikle anlatıyor, ama biz insanların zaten o süreçte çektiği sancılardan bihaber. Belki de benim için doğru kitap, yanlış zaman durumuydu bu. Felsefenin ve hayatın ritminin daha farklı aktığı, zihnimin didaktik ve köşeli uyarılara ihtiyaç duyacağı başka bir dönemde okusaydım, yazarın mesafeli duruşu beni bu kadar rahatsız etmeyebilirdi. Kitapların hayatımıza girmek için doğru anları beklediğine inanırım,Seneca ile yollarımız bu sefer biraz aceleye gelmiş olabilir.
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı ÜzerineSeneca · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,5bin okunma
9/10
·312 syf.··
2026 27. kitabı
Harika bir kurguya sahip olan Taş Kağıt Makas gerçekten de şaşırtmayı başaran bir eser. Siz kitabın yaklaşık yarısına kadar bambaşka bir hikaye okuduğunuzu düşünürken birdenbire karşınıza bambaşka bir gerçeklik çıkıveriyor. Anlıyorsunuz ki okuduğunuz o akıcı metin, aslında bir adamın kendi hayat hikayesi ve roman kisvesi altında basılmış. Üstelik elinizde tuttuğunuz kitabın adı da tam olarak Taş Kağıt Makas. Bu kurgusal başarı gerçekten akıl almaz, hayranlık uyandırıyor. Sonlarında artık şaşıracak bir şeyim kalmadı derken bile okuduğunuz cümleler aa dedirtip tekrar şaşırtmayı başarıyor. Sayfaları çevirdikçe kimi haklı bulacağınıza, kime üzüleceğinize, nasıl şaşıracağınıza neyin gerçek neyin kurmaca olduğuna karar vermekte zorlanıyorsunuz. Hikaye öyle sarıyor ki, bir an olsun dikkatinizin dağılmasına imkan yok. Hikayedeki mektuplar, verilen hediyeler ve anlamları,dedektifin en son aktardığı gerçeklik, Adam'ın son kısımlardaki itirafı ve dahası hepsi inanılmaz detaylardı. Yazarın başta kurgusu olmak üzere, detayları işleyişi ve dili de gayet başarılı. Diğer kitaplarını da okumak istiyorum gerçekten.
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20237,9bin okunma
7/10
·112 syf.··
2026 26. kitabı
Nazım Hikmet, aşkı ve memleketi birbirinden ayrı görmek yerine ikisini tek bir noktada birleştiriyor. Şiirlerinde memleketine duyduğu hasret, sevdiği kadına duyduğu hasretle besleniyor. İkisini de aynı derinlikle ve adanmışlık duygusuyla seviyor. Okuyucu olarak bir dizede bireysel bir aşkı hissederken hemen bir sonraki dizede vatan toprağının kokusunu, halkının acılarını bulabiliyorsunuz. Şairin en büyük ustalığı ise dil kullanımında. Gayet duru, lirik ve akıcı bir dil. Toplumsal sorunları bile estetik bir dille işlemiş. Kitabın en baskın duygusu bana umut gibi geldi. En zorlu memleket şartlarında; sürgünde, hasretlikte bile henüz vakit varken diyebilmek, hayatı ve geleceği sevebilmek Hikmet'in vizyonunu belli ediyor.
Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 202227,8bin okunma
8/10
·232 syf.··
2026 25. kitabı
Uzun zamandır okuduğum en huzursuz ama o kadar da elden bırakması zor kitaplardan biriydi. Çok kısa sürede bitti zaten. Tuhaf Resimler, labirent gibi iç içe geçmiş bir sürü hikayeden oluşan inanılmaz bir kurgu. Okurken sürekli tetikte tutan arkasında ne olduğunu merak ettiren ürpertici atmosferi çok iyi yakalamış yine hikayedeki blog yazarı gibi kim olduğunu bilmediğimiz yazar Uketsu. Yazarın detaycılığı bambaşka bir seviyede sanki yazarı kitabın içinden biri gibi, kitapta asla hiçbir ayrıntı atlanmamış, her fırça darbesinin her satır arasının arkasında sır var. En önemlisi kitaptaki resimler. Resimler burada sadece sayfayı süsleyen görseller değil hikayenin tam olarak kalbi en önemli parçası. Onlar olmasa anlatılan yarım kalırmış. Detaylarında kaybolduğum bir kitaptı.
Tuhaf ResimlerUketsu · Domingo Yayınları · 20251,630 okunma
8/10
·64 syf.··
2026 24. kitabı
Son Mektup: Bir Aşk Hikayesi, içimde öyle yoğun bir his kaldı ki... Anlatılanların gerçek bir hayat hikayesinden olması inanılmaz. Yaşanmışlık hissi her satırda kendini belli ederken, bunlar gerçekten yaşandı, gerçeğiyle yüzleşmek. Hikayedeki kadının sevgisi, sabrı ve her şeye rağmen fedakarlığı. Asil, çıkarsız ve her zorluğa göğüs geren duruşu; bir insanın bu denli büyük bir yükü sevgi adına nasıl sırtlandığını görmek hem hayranlık uyandırıcı hem de can sıkıcı. O mektupları yazan kişiye o kadar çok sinirlendim, o kadar çok kızdım ki. Tabi bir kadın olarak önce hemcinsimi anlayacaktım. Ama ne kadar kızsam da sanırım hikayeyi bu kadar güçlü, etkileyici yapan da tam olarak bu; kusursuz kahramanların değil de hatalarıyla zaaflarıyla var olan gerçek insanların anlatılması. Kitabın son sayfasına yaklaştıkça endişelerim arttı ama kapanışı çok beğendim. Hikayenin bittiği yer, arkasında bıraktığı buruk ama tatmin edici his tam da bu romana aitti.
Son MektupAndré Gorz · Ayrıntı Yayınları · 20111,165 okunma