Daha dün bir tepenin üstünden birliklerimi teftiş ediyordum, onların adımlarının altında yerin sarsıldığını hissettim ve kendi kendime 'Şu cihanın hakimiyim. Benimle kim boy ölçüşebilir!' dedim. Allah benim bu kibrime, bu böbürlenmeme karşı insanların en sefilini, yenilmiş, esir düşmüş bir adamı, bir idam mahkumunu saldı üzerime; o benden daha güçlü çıktı, vurdu devirdi beni tahtımdan, aldı canımı.
Ömer Hayyam belki de bu dramın ardından kitabına şu rubaiyi kaydetmişti:
Her gün biri çıkar, başlar ben, ben demeye,
Altınları gümüşleriyle övünmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer:
Ecel çıkıverir pusudan: Benim ben, diye.