Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı, hayatın içine insanı yerleştirir. Ve onun içine koyacak bir şey bulamaz.
İnce kalmak çok mu zor?
İnce olmak?
Yaptığımda, kaldığımda, gittiğimde...
Önce iyice sarıl.
Bütün gözyaşları tükendi.
Başka bir aşktan başka bir aşka.
Gerçek ne bilinmiyor.
Neden aldatır insan bilinmiyor.
Neden yalan söyler bilinmiyor.
Yetmiyor.
Yalnızlıkla sonsuz bir çarpışma.
Mani çağında insanlık...
Korkular sorunlarla beraber çoğalıyor, gizlenemeyen sorunlarla.
Zaman geri dönmüyor.
Siyah giyersen kimse bir şey görmez sanıyorsun.
Beyninin sokaklarında dolaşıyorsun önce,yalnız olduğunu umarak.
Öyle çoklar ki gözlerinin içinden ruhunu delip geçiyorlar sonra.
Gizlenemiyorsun, savunmasızsın.
Kimin buna ne hakkı var?
Attığın her adımın seni nereye götüreceğini bilmeden tüm zerrelerin etrafa dağılıyor.
Tekrar! Tekrar! Tekrar!
Bilmediğimiz ne var?
İnce kalmak çok mu zor?
İnce olmak?
Güzel, duru, sakin....
Keşke onu sevmeseydin mesela değil mi? Keşke o gün oradan geçmeseydin. Keşke farklı bir üniversitede,farklı bir bölüm okusaydın. Keşke doktor kontrollerini aksatmadaydın. Keşke kalbini kırmasaydın. Keşke daha çok çalışsaydın. Keşke ona güvenseydin ya da güvenmeseydin. Keşke paranı daha dikkatli harcasaydın. Keşke sigaraya hiç başlamasaydın. Keşke onunla öpüşmeseydin. Keşke ailene daha bağlı olsaydın. Keşke o iş teklifini kabul etmeseydin. Keşke aldatmasaydın. Keşke saçlarını kestirmeseydin. Keşke arkana bile bakmadan gitmeseydin. Keşke ona "Seni Seviyorum" diyebilseydin...