N.

N.
@Nietzscheler
"Sapere aude"
Bilim ve teknolojideki ilerlemeler daha önce sadece insan düşüncesi ile yapılabilecek işleri yerine getirebilen makineler üretti. Gelişmiş bilgisayar programlama tekniği bu makineleri basit hesaplama sahasının ötesine taşıdı ve bunlara dil kullanma dahil pek çok yetenek yükleyerek "yapay zeka" adını verdi. Tamam, makineler insan davranışını taklit edebilir ama gerçekten düşünebilir mi? Matematikçi ve bilgisayar öncüsü Alan Turing, Bir makinenin zeka gösterme yeteneğini sınamak adına basit bir test önerdi: bir makine ve bir insana normal insan dilinde sorular sorulacak ve ikisi de aynı dille yanıt vereceklerdir. Tarafsız bir hakem hangi cevabın kime ait olduğunu söyleyemezse makine testi geçmiştir ve zekaya sahip olduğu düşünülmelidir. Modern bilgisayarlar bunu her geçen gün daha başarılı bir şekilde yapabilmektedir (özellikle bu bilgisayarları bilgiyi insan beyni ile aynı şekilde işlemeye programladığımız ve hatta ortaya bulanık (fuzzy) mantık" gibi kavramlar attığımız şu zamanlarda.) fakat bu sebeple onların "düşünme" yeteneğine sahip olduklarını söyleyebilir miyiz? "Bilinç" dediğimiz şeye güçleri hiç yetecek mi?
Sayfa 358·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Varoluşsal Kaygı
Kierkegaard "özgürlük şaşkınlığı"nı bir uçurumun kenarında dururken sahip olduğumuz baş dönmesi hissine benzetir; düşmekten korkuyoruzdur ama aynı zamanda kendimize atmaya yönelik ani bir dürtünün -hiçbir şey bizi bu seçimi yapmaktan alıkoyamayacağı için- bize galip gelmesinden de korkuyoruzdur.
Sayfa 296·Kitabı okudu
"Sokrates hiçbir şey yazmadı okul kurmadı ve çoğunlukla genç öğrencilerden oluşan küçük bir grubu vardı. Yine de Atina'da dolaşıp insanları tartışmaya çekmesiyle tanınmıştı ve en büyük filozoflardan biri olarak kabul edilecekti. Bununla birlikte kendi döneminde herkes onun fikirlerini takdir etmedi, popüler tiyatro yazarları onu komik bir figür olarak gösterirken ileri gelenler onu geleneksel fikirlere meydan okumaktan dolayı şüpheli saydı. Bir süreliğine bir sofist olarak önemsenmemişti ancak sonunda gençlerin ahlakını bozmak ve şehrin tanrılarına inanmakla suçlandı. Yargılanıp suçlu bulunmasının ardından kendisine felsefi soruşturmalarından vazgeçtiği takdirde ölüm cezasından kurtulma şansı verildi ancak Sokrates bunun yerine sorgulanmamış bir hayatın yaşanmaya değer olmadığını söyleyerek kendisini sunulan Baldıran zehrini içmeyi seçti."
Sayfa 62·Kitabı okudu