Night Lover

Night Lover
@Night_Lover
Kitap okuma alışkanlığını geri kazanmaya çalışan bir okur ;)
Öğrenci
Eskişehir
Eskişehir, 30 Ekim
12 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Bir Agatha Christie Şaheseri
Puan vermedi·224 syf.··
2022 8. kitabı
Yazarın kaleminden okuduğum ilk kitaptı ve eminim ki son olmayacak. Tek kelimeyle bayıldım, hatta kitaba aşık oldum diyebilirim. Okul ve dersler sebebiyle kitaplardan biraz uzaklaştığım bir dönemde okudum ve bir gün gibi kısa bir sürede bitiriverdim. Gerçekten bazı sahnelerde sayfaların elinizden kaydığını hissediyorsunuz, o kadar akıcı ve iyi kurgulanmış bir kitaptı ki yazarın zekasına hayran kalmamak elde değil. Kitabın başında da katilin kimliğinin ortaya çıkmaması için çok uğraştığını belirtmiş kendisi. Yine de aklımdan geçmedi desem yalan olur. Ufak bir spoiler: Hiç tahmin etmediğiniz biri :)) Kitabın konusu, tıpkı Agatha Christie gibi beni de büyüledi. Öykümüz, 8 kişinin Bay ve Bayan Owen tarafından çeşitli sebeplerle bir adada bulunan lüks bir eve davet edilmesiyle başlıyor. Üstelik tüm masraflar bizzat Bay Owen tarafından karşılanacak. Fakat aslına bakarsanız konuklarımızın hiçbiri kendilerini davet eden bu insanların tam olarak kim olduğunu bilmiyor. Ancak teklif o kadar cazip geliyor ki hepsi hiç sorgulamadan kabul ediyor. Böylece 8 konuk ve 2 hizmetli, bu malikanede bir araya geliyorlar. Başlangıçta herşey normal gibi görünüyor, ta ki aralından biri gizemli bir şekilde ölene kadar... 10 küçük asker -ya da zenci, ne derseniz deyin- kendilerini büyük bir tehlikenin içinde buluyorlar. Ve emin oldukları tek bir şey var: Aralarından biri takıntılı, ruh sağlığı bozuk, acımasız katilin teki. Amacı ise günlük hayatta karşılaşmaya alışık olduğumuz, ama aslında hiç de masum olmayan bu 10 kişinin cezasını kendi elleriyle kesmek. Kitap gerçekten çok güzeldi, uzun zamandır bu kadar etkileyici bir sonu olan bir kitapla karşılaşmamıştım. Ölüler Konuşamaz'ın sonunu
Gizem
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,5bin okunma
Reklam
Ölüler Konuşabilir Mi?
Puan vermedi·496 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
Gelelim büyük bir istekle aldığım ama sonuyla ve beni tatmin etmeyen kitaba.... Ölüler Konuşamaz... Öncelikle ben genellikle Wattpad'den çıkmış genç kurguları okumuyorum ve çoğuna da biraz önyargılıyım. Her ne kadar güzel bir amaçla kurulmuş olsa da cringe ve kitap denmeyi dahi hak etmeyen bazı kitapların basılması ile sadece ben değil, birçok insanın önyargı ile yaklaştığı bir platform Wattpad. İçinde çok kaliteli kurgular da var ama değeri bilinmiyor maalesef. Türünden bahsettiğimize göre şimdi de kitaba geçelim. Kitap, Gökçe adında güzel, çalışkan, başarılı ve neredeyse mükemmel denebilecek bir hayata sahip ana karakterimizin gençliğinin baharındayken hayattan koparılmasını konu alıyor. İç çamaşırlarıyla ve bileğinde bir siyah kurdele ile bulunan kızımızın dosyası kapanıyor, ta ki 11 yıl sonra Gökçe gibi başka bir kadın da öldürülünceye kadar... Bunun üzerine Gökçe'nin dosyası tekrar açılıyor ve liseden samimi olduğu arkadaşları da "Belki biz de birşeyler yapabiliriz" düşüncesiyle olaya el atmaya karar veriyorlar. Yani aslında Gökçe'nin katilini bulmaya çalışırken kendi gerçekleriyle yüzleşen bir grup arkadaşı okuyoruz. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen arkadaşların birbirini arkadan bıçaklaması da bir tık "Cebimdeki Yabancı" filmini anımsatıyor. -Çok iyi filmdir bu arada, izlemediyseniz tavsiye ederim- Kitabımız bir yandan da 2005 ve 2016 yılları arasında mekik dokuyor ve arkadaşların lisedeki ilişkilerini, Gökçe ve Alper aşkını da anlatıyor. Yani tatlı bir gençlik ve polisiye romanı da diyebiliriz. Gerçekten tüm basılı Wattpad kitapları içinde en okunabilirler arasında ilk üçe girebilecek bir kitaptı. İçinde öyle cringe sahneler ve aynı
Aşk
Ölüler KonuşamazDilara Keskin · Ephesus Yayınları · 20228bin okunma
0/10
Puan vermedi
Fantastik seven biri olarak İçinde Bir Sen'i hiç sevemedim, sevmeyeceğim. Kitabı bir arkadaşımın önerisi üzerine araştırdım. Başta konusu ilgi çekici gelse de kitabın aslını anlamam uzun sürmedi. İlk olarak serinin 9 kitap oluşu benim için bir eksi puandı. Zaten oldum olası kitapların televizyondaki pembe diziler gibi uzatılmasından nefret etmişimdir. Her şeyin tadında bırakılması gerekiyor. Ayrıca kitabı Wattpad'den biraz okursanız ne kadar saçma olduğunu görürsünüz. Kitabın ana karakteri Mahinev, bir gün şafak vaktinde büyükannesinin verdiği kitabı okuyor. Daha sonra da kendisini farklı bir evrende buluyor. Buraya kadar sıkıntı yok. Asıl sorun kitabın ikinci başrolü ile, yani Efken Karaduman ile tanıştıktan sonra başlıyor. Efken kitapta -her kalitesiz Wattpad hikayesinde olduğu gibi- sert, yakışıklı, mavi gözlü ve kaslı olarak tanımlanıyor. İşte bu cümleyi iyi okuyun, çünkü kitabın yarısı bununla geçiyor. Bizim Binnur kafayı bozmuş kasla mavi gözle, kitap boyunca aynı şeyi tekrarlıyor. Anladık Efkenciğim, en yakışıklı, en sert, en kaslı, en öfkeli sensin de biraz sakin mi olsan acaba? Hayır yazar da keşke bu mavi gözlere bu kadar vurgu yapacağına bu yeni evreni biraz anlatsaydı da, kitabımız fantastik türünden biraz nasibini alsaydı. Zira kitap her ne kadar süslenmiş püslenmiş de olsa bu, hikayenin sıradan, basit, erkeğin hep övüldüğü, kadın karaktere "Sen benimsin, sana ne istersem onu yaparım ve sana benden başka kimse dokunamaz" vurgusunun yapıldığı bir tomar kağıt olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Anlayacağınız "Yabancı"lar ölmez, şekil değiştirir. Kitabın Wattpad'den bir kısmını okudum, iyi ki satın almak gibi bir hataya düşmemişim. Şimdi bazıları "Ya dah kitabı okumamışsın doğru dürüst, gelmiş boş yapıyorsun bi git" diyebilir. Acaba sen bir tencere yemeğin bozuk
Fantastik
İçi̇nde Bi̇r SenBinnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20213,960 okunma
Zaman, Saniyelerden Daha Fazlasıydı...
Puan vermedi
Micheal Ende'in ne kadar mükemmel bir yazar olduğunu Momo kitabıyla bir kez daha anlamış oldum. Zamanın önemi o kadar güzel anlatılıyor ki bir süre etkisinde kalıyor, kendinizi sorguluyorsunuz. Büyük, küçük, genç, yaşlı demeden herkesin okuması gereken bir eser. Aslında Momo ile tanışmam da ablam sayesinde oldu. Büyük kardeşi olanlar bilir, sürekli ondan kalan eşyaları kullanırsınız ya... Kitaplar da aynı şekilde. Ablam da babam gibi çok kitap okuyan bir insan olduğu için bir sürü kitabı vardır, okuduklarını bana verir, ben de okurum. Momo'yu okumaya başladığımda ilkokula gidiyordum. O kadar sürükleyiciydi ki, çabucak bitirdiğimi hatırlıyorum. Konusuna gelecek olursak, Momo nereden geldiği belli olmayan, ancak oldukça zeki ve saygılı bir kız çocuğudur. Karşısındaki kişiyi çok iyi dinler ve yorum yapar. Arkadaşlarıyla güzel oyunlar oynayıp eğlenirler, ta ki Duman Adamlar gelene kadar. Bu kötü niyetli adamlar insanların sahip olduğu çok değerli bir şeyi çalmaya çalışır ki bu, zamandır. Zamanın kıymetini herkesten iyi bilen bu gri yaratıklar, "tasarruf" adı altında insanları kandırırlar. Kısa bir süre sonra hemen hemen herkes Duman Adamlar'ın etkisi altına girmiştir ancak Momo ve arkadaşları onları durdurmaya çalışacaktır. Ben konusunu ilk okuduğumda çok ilginç bulmuştum. Momo ve arkadaşlarıyla, Hora Ustayla, Çöpçü Beppo ve Gigi ile tanışmak çok eğlenceliydi. Sizin de seveceğinize eminim. İyi okumalar...
Edebiyat
MomoMichael Ende · Kabalcı Yayınevi · 201382,1bin okunma
Tarihin Tozlu Sayfalarına Karışması Gereken Sözde Kitap
Puan vermedi
Bir genç olarak yaşıtlarım için "Düşünüyorum düşünüyorum anlamıyorum, ne var da okuyorlar şunu" dediğim kitap, yani Karantina incelemesine hoşgeldiniz. (alkışlar) Aslında bu kitapta da daha önce yazdığım "Yabancı" incelemesine benzer şeyler söyleyeceğim. Bana göre Karantina ve klonları olan diğer "kitap"lar, kelime hazinesi gelişmemiş sözde yazarlar tarafından sırf para kazanmak amacıyla ve özensizce yazılmış, birbirlerini tekrarlayan kitaplardır. Kimse kusura bakmasın, gerçek bu arkadaşlar. Wattpad'de yazılan kaliteli eserler var mı, tabii ki var ama bu kitapları bulmak samanlıkta iğne aramaktan farksız. Mesela sizce neden hep bu tarz kitapların konusu aşk oluyor -ki çoğunun aşkı o kadar toksik ki aşk demeye bin şahit bile yetmez- ve hep 11-17 yaş arası kızlar tarafından okunuyor? Çünkü o yaştaki kız çocuklarının duymak ve yaşamak isteyeceği şeyleri yazıyor bu kitaplar. Eğer bana inanmıyorsanız ilerde bu kitapları alın ve tekrar okuyun. Ne kadar saçma sapan olduğunu anlayacaksınız. Zaten bu insanların " Okuma alışkanlığımı Karantina ile kazandım" demesinin nedeni daha önce hiç kitap okumamış olmaları. Hayatında bir kez bile Şeker Portakalı, Çalıkuşu, Tom Sawyer'ın Maceraları okumuş olan biri bu kitapları okumayı aklından geçirmez bile. Burada size demek istediğim " Sadece ama sadece klasik okuyun, klasik okumayanlar ergendir" demek değil. İstediğinizi okuyun, ama kitap okuyun. Sırf para için yazılmış, kadının hep eziklendiği ve psikolojik şiddet gördüğü bu kitapları okumayın rica ediyorum. Umarım bu eleştirimi dikkate alırsınız. Ben en iyisi Beyza Alkoç fanatikleri gelmeden kaçayım, görüşmek üzere..
Konusuz
Karantina: Mahşerin Dört Atlısının HikayesiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201724bin okunma
Reklam