Fantastik seven biri olarak İçinde Bir Sen'i hiç sevemedim, sevmeyeceğim. Kitabı bir arkadaşımın önerisi üzerine araştırdım. Başta konusu ilgi çekici gelse de kitabın aslını anlamam uzun sürmedi. İlk olarak serinin 9 kitap oluşu benim için bir eksi puandı. Zaten oldum olası kitapların televizyondaki pembe diziler gibi uzatılmasından nefret etmişimdir. Her şeyin tadında bırakılması gerekiyor. Ayrıca kitabı Wattpad'den biraz okursanız ne kadar saçma olduğunu görürsünüz. Kitabın ana karakteri Mahinev, bir gün şafak vaktinde büyükannesinin verdiği kitabı okuyor. Daha sonra da kendisini farklı bir evrende buluyor. Buraya kadar sıkıntı yok. Asıl sorun kitabın ikinci başrolü ile, yani Efken Karaduman ile tanıştıktan sonra başlıyor. Efken kitapta -her kalitesiz Wattpad hikayesinde olduğu gibi- sert, yakışıklı, mavi gözlü ve kaslı olarak tanımlanıyor. İşte bu cümleyi iyi okuyun, çünkü kitabın yarısı bununla geçiyor. Bizim Binnur kafayı bozmuş kasla mavi gözle, kitap boyunca aynı şeyi tekrarlıyor. Anladık Efkenciğim, en yakışıklı, en sert, en kaslı, en öfkeli sensin de biraz sakin mi olsan acaba? Hayır yazar da keşke bu mavi gözlere bu kadar vurgu yapacağına bu yeni evreni biraz anlatsaydı da, kitabımız fantastik türünden biraz nasibini alsaydı. Zira kitap her ne kadar süslenmiş püslenmiş de olsa bu, hikayenin sıradan, basit, erkeğin hep övüldüğü, kadın karaktere "Sen benimsin, sana ne istersem onu yaparım ve sana benden başka kimse dokunamaz" vurgusunun yapıldığı bir tomar kağıt olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Anlayacağınız "Yabancı"lar ölmez, şekil değiştirir. Kitabın Wattpad'den bir kısmını okudum, iyi ki satın almak gibi bir hataya düşmemişim. Şimdi bazıları "Ya dah kitabı okumamışsın doğru dürüst, gelmiş boş yapıyorsun bi git" diyebilir. Acaba sen bir tencere yemeğin bozuk