Fuat Kaan

Fuat Kaan
@Nihil
Memento mori
"Haleler, Hrıstiyan simgelerinin çoğu gibi, eski Mısır dini olan Güneşe tampadan ödünç alınmıştır. Hıristiyanlık, Güneşe tapma örnekleriyle doludur." Önde oturan kız, "Efendim?" dedi. "Sürekli kilisiye gidiyorum ve pek de Güneşe tapınmaya rastlamıyorum!" "Gerçekten mi? Peki, yirmi beş aralıkta neyi kutluyoruz?" "Noel'i. Hz. İsa'nın doğumunu." "İncil'e göre, İsa Mart ayında doğmuş, o zaman aralığın sonunda biz neyi kutluyoruz?" Sessizlik. Langdon gülümsedi. "Yirmi beş aralık, arkadaşlar, kış gündönümüyle, aynı zamana rastlayan sol invictus'un -Fethedilmemiş Güneşin- eski pagan tatilidir. Yılın bu harika zamanında, güneş döner ve günler uzamanya başalar." Langdon elmasından bir ısırık daha aldı. "Kendisini kabul ettiren dinler, " diyerek devam etti. "Din değişimini daha az sarsıcı kılmak için var olan tatilleri benimser. Buna dönüşüm denir. Bu, insanların yeni dine alışmalarına sağlar. İbadet eden kimseler, aynı kutsal tarihlerini sürdürür, aynı kutsal yerlerde dua eder, benzer simgeler kullanırlar... ve kolaylıkla başka bir tanrıya geçeçbilirler." Önde oturan kız şimdi küplere binmiş gibi görünüyordu. "Siz, Hıristiyanlığın bir tür... yeniden ambalajlanmış güneşe tapınma olduğunu ima ediyorsunuz!" "Asla. Hıristiyanlık sadece Güneşe tapınmadan ödünç alınmadı. Hıristiyanlıktaki azizler mertebesine yükselme ayinii, Manişeizm'in eski 'tanrı-yapma' ayininden alınmıştır. 'Tanrı-yeme' ayini -bu kutsal komünyon törenidir- Azteklerden ödünç alınmıştr. İsa'nın bizim günahlarımız için ölüşü kavramı bile tam anlamıyla Hıristiyanlığa ait değildir; genç bir adamın insanlarının günahlarını affettirmek için kendini kurban edişi, çok eski kukulkan -Azteklerin tüylü yılan şeklindeki Tanrısı, yarı Tanrı yarı kahraman- geleneğinde vardır. Genç kız
Sayfa 254
Din
Reklam
Ölüm için yaşıyor, Ölüm için seviyoruz, ölüm için doğurup çalışıyoruz, işlerimiz ve günlerimiz artık ölümün gölgesinde birbirini izliyor, uyduğumuz disiplin, koruduğumuz değerler ve yaptığımız projeler, hepsi tek bir sona karşılık veriyor: Ölüm. Ölüm bizi olgunlaşınca toplayacak, biz ölüm için olgunlaşıyoruz ve küle dönmüş bu ökümen üzerinde olsa olsa bir avuç olacak torunlarımız bizim taptığımız her şeyi yakarak bize lanet okumaya devam edecekler. Biz yapmacık figürler kisvesi altındaki ölüme tapıyoruz ama onun ölüm olduğunu bilmiyoruz, bizim savaşlarımız övdüğümüz şeye kurban verme savaşı, ölümün şerefine kendimizi feda ediyoruz, bizim ahlakımız bir ölüm okulu, değer verdiğimiz erdemler ise ölümün erdemleri yalnızca. Bunun dışına çıkamayız, dünyanın düzenini değiştiremeyiz, bizi parçalayıp dağıtan şeye dayanmaya, bizi ezen şeyi sırtımızda taşımaya mahkum uz, bize kalan tek şey, -kendimiz de ölmeden önce ve sonuncu ölüler biz olmadan- ya yok olup gitmek ya da öldürmek; yüksek sesle söylüyorum, üçüncü bir yol imkansızdır.

Fuat Kaan

, 1000Kitap'a katıldı.