Yüreğimizi acıtmayan ne bir önem taşır ne de artık var olur. Geçmişimizin niçin bu kadar çabuk bize ait olmaktan çıkıp tarih görünümünü aldığı, artık kimseyi ilgilendirmeyen bir şey kılığına büründüğü belli.
Bazılarımız sadece hayatta kaldığımız için müteşekkiriz ve her gün aynı düğmeye basıyoruz. O düğme bizi bilinmezden, cesaretten, kendimiz için gerçek bir düzen var etmekten kurtarıyor. Ezberlediğimiz çürük hayatın kırmızısı solmuş, bozuk düğmesi...
Siz hiç bir baltaya sap olamamış kedi gördünüz mü? Göremezsiniz çünkü kediler öyle düşünmez. Biz insan evlatlarına ağaçlardan yonttukları baltaların sapları olmayı öğretiriz. İnsanları baltalaştırmayı severiz. İnsanı insanla keser, parçalarız.