Uygulamalı matematik savaşa benziyormuş gibi geliyor bana: Bazen bir yenilgi bir zaferden çok daha değerlidir, çünkü ordumuzun ya da taktiklerimizin yetersizliğini görmemizi sağlar.
Bir insanın çabalamadan elde ettiği bilginin, onun için hiçbir faydası yoktur. Bir bitkinin yalnızca topraktan kendi kökleriyle emdiği suyu kullanabilmesi gibi, biz de ancak kendi çabalarımızla - belki başkalarından da biraz yardım alarak- ulaştığımız bilgiyi tam olarak anlayabiliriz.
Matematiğin nesnesi nedir? - Yaşadığımız dünyanın dışında, insan düşüncesinin dünyası diyebileceğimiz bir başka dünya vardır. MATEMATİKÇİ İSE, BU DÜNYAYI KEŞFEDEN, ÜZÜNTÜYÜ, KENDİNİ BEKLEYEN TEHLİKELERİ ve maceraları görünce geri çekilmeyen korkusuz bir denizcidir.
Matematikçinin asıl amacı, insan düşüncesi denizindeki gizleri ve bilmeceleri açıklığa kavuşturmaktır. Bunlar matematikçinin kişiliğinden bağımsız olarak vardır. Ancak, bir bütün olarak insanlıktan bağımsız değiller. Matematikçi, araç olarak yeni kavramlar icat etmekte belirli bir özgürlüğe sahiptir ve bunu kendisi isteğine göre yapabileceği görülmektedir. Ancak, icat ettiği kavramların yapacağı iş için faydalı olması gerekeceğinden, bu özgürlüğün derecesi çok da yüksek değildir.
Matematikçi daha çok bir kaşiftir. O, düşüncenin bilinmezlerle dolu denizinde seyreden cesur bir denizcidir ve bu denizin sahillerini, adalarını, girdaplarını keşfeder. Matematikçinin icat ettiği yeni kavramlar da, kaşifi düşüncenin görkemli denizinde daha ileriye ulaştıran gemilerdir.