Klasik sanatta insan gözüne en uygun oran olarak düşünülen ve altın oran olarak anılan sayı, tavşan problemi ile tanıdığımız "Fibonacci sayıları" içine kodlamıştır.
Burada seçtiğiniz bir yaprağın yönünde bir yeni yaprağa rastlayıncaya kadar geçen tur sayısı ile aradaki yaprak sayısını sayıyoruz.
(Matematiğin Aydınlık Dünyası)
Daha önce hiç ayçiçeğinin göbeğindeki spiralleri ve ağaçlardaki dalları saymış mıydınız? Belki bundan sonra siz de bir denersiniz... Bir ayçiçeğinde saat yönündeki spirallerin sayısı 55, ters yöndekilerin sayısıysa 34 veya 89'dur. Kozalakta bu oran 5'e 8'dir ki bu da iki ardışık Fibonacci sayıları!
Şimdi gereken, Matematiksel mantığı olabildiğince geliştirmek, ilintilerin önemini tümüyle tanımak, sonra da, bu sağlam temel üzerine, kesinlik ile belirliliğini matematiksel temelinden alan yeni bir felsefi mantık kurmaktır. Bu başarıyla gerçekleştirilebilirse, yakın geçmişteki matematik ilkelerinde nasıl parlak bir çağ olmuşsa, geleceğin de temel felsefede öylesine büyük bir dönem getireceğini umabiliriz. Büyük başarılar büyük umutları esinler; arı düşünce de, kuşağımızı, bu yönde, Eski Yunanistan'ın en parlak çağı ile eş düzeye koyabilecek sonuçlar elde edebilir