Analitik felsefe, bir gelenek oluşturmaktan ziyade söz konusu filozofların felsefi sorunlara, mantığa ve dile karşı geliştirdikleri ortak tavırlardan oluşmuştur.
Metafiziğin bir bilim haline getirilmesi, bir yandan transandantal anlamda yanılsamaya kapılmaksızın aklın faaliyet gösterebileceği alanın sınırlarının çizilmesini, öte yandan ise aklın hangi şekilde bu sınırları aşarak kendi unsurlarını ve imkanlarını transandantal anlamda yanılsamaya kapılacak bir biçimde kullanıldığını göstermekle mümkündür
Günümüzün örnek kişileri içsel değerleri değil, gerekirse zora başvurularak uyulmaya çalışılan dışsal ölçüleri sunar. Sergileme zorlaması görünür olanın ve dışsalın
mutlaklaştırılmasına yol açar. Görünmez olan, hiçbir sergi değeri, hiçbir ilgi yaratmadığı için, yoktur.