“Çocukluğunda Avluların çamurlar içinde çıplak ayaklarıyla koşuşan,kışın nehir kıyısında soguktan tir tirir titreyen, yemeğinizi yediğiniz lüks lokantaların mutfak Bacalarından çıkan sıcak havada ısınmaya çalışan, şurada burada bir yığın çöp arasında ekmek kırıntısı araştıran, bulduğu yiyeceği yemeden önce silip temizleyen, bir metalik bulmak için bütün gün su birikintilerinin dibini bir çiviyle kazıyan, kralın bedava bayramlarından ve Greve meydandaki idamlardan yani bir başka bedava seyirden başka eğlencesi olmayan; açlığın hırsızlığa ittiği, hırsızlığın başka suçlara sürüklediği bir zavallı yol açsaydı meclisteki bu tartışmalara keşke “
“Aklı başında bir insan kimseden nefret etmez bunun yerine karşısındakini dikkatle inceler tüm varlığını derinlemesine kavramaya çalışır. İnsan da her şey öyle büyük bir hızla değişir ki dönüşür ki ne olduğunu anlamadan bir bakar karşı konulamaz biçimde bütün yaşam ve suyunu emen bir kurt büyüyüvermiş içinde. “