Yakın zamanda okuduğum en etkileyici kitaptı Nigahdar. Ekimden bu yana yaşadıklarım ,babamın kaybı,çevremde dünyevi hırslar için yapılan yarışlar ,ülkemiz de olanlar bu kitapla ete kemiğe büründü sanki. Sevgili @basaksayan böyle bir kitabı bizlerle buluşturduğun için kendi adıma teşekkür ederim. Ve genç bir oyuncunun böyle bir kitap yazmış olamayacağını düşündüğüm için de özür dilerim. Dünyevi ön yargılar malum Kitabı bitirmekten korktum adeta. Öyle sardı sarmaladı. Kitabın konusu;Şirin Amerika'da yaşayan bir bilim kadını. Müthiş bir ateist ve her şeyi bilimsel olarak açıklayabileceğini düşünüyor. Bir gün babasının ölüm haberini alıyor ve şaşırıyor. Çünkü babasını kaybedeli uzun zaman olmuştur. Konsoloslukta evlâtlık verildiğini ve gerçek babasının bir cinayete kurban gittiğini öğreniyor. İstanbul'da aynı saatlerde Prof. Algan Ataman bir cinayet soruşturması için tam da konferansı sırasında alınıp götürülüyor. Sonrasında son derece aksiyon ve sırların olduğu bir süreç başlıyor. Şirin ve Algan'ın yolları yüzlerce yıl önce yaşamış bir sufi olan Allah dostu Hallacı Mansur'un kayıp risalelerini koruyan son Nigahdar Haydar Doğaner cinayeti ile kesişiyor. Dünyayı yöneten bir loca,iktidar ve yönetim hırsları , insanların açgözlülüğü, gönül gözü ,manevi mertebeler ,polisiye hepsi bu kitapta. Çok akıcı ve sürükleyici bir kitap ,kesinlikle okuyun. İnsanın içinde ki öze ulaşması ,maneviyatı ve her şeyin geçici olduğunu idrak edebilmesi için bir vesile ve basamak olabilir bence. Zira hayatta hiç bir şey tesadüf değildir.
Müslümanlığın ilk kuralları doğruluk,iyilik, adalet, eşitlik, temizlik iken nasıl insanlar buna ters bir biçimde yaşayıp üstüne bir de Allah yolunda olduğunu iddia edebilirlerdi? (Syf.235)