Ön bilgilendirme:
Kitapta kadınlarda östrojen hormonunun bağımlılığı arttırdığını (alınan hazzı arttırıyor çünkü ) progesteron hormonunun ise alınan hazzı azalttığı uzun uzun anlatılmakta.
“Bağımlısı olup da kullanmaktan zevk aldığın bu kötü alışkanlıklardan kolay bir yöntemle kurtulabilirsin. O zaman bu alışkanlıkları bırakmak için âdet(regl) döneminin 20. Ve 25. günleri senin için bulunmaz fırsat olacaktır. Çünkü progesteron hormonunun miktarının fazla olduğu bir dönem.”
O dönemde progesteron sayesinde iradeni daha iyi kullanabileceksin.
1809 yılında henüz Tıp öğrencisi olan Gall, beyin kıvrımlarının bir anlamı olup olmadığını merak ediyordu.
Gall, insan kafatasının şekli ile beyindeki kıvrımların benzer özellik göstermesi gerektiğine inanıyordu. Ayrıca beynin belirgin bir şekilde daha fazla alan kaplayan bölgelerinin büyük olmalarının sebebi olarak, bu bölgeleri ilgilendiren niteliklerin daha fazla gelişmiş olmasından kaynaklandığını düşünüyordu.
İnsan kafatasında çeşitli ölçümler yaptı ve şöyle düşündü: insanların kafa şekli ve kişisel özellikleri arasında bir bağlantı var. Kişinin karakter özelliğine göre beynindeki bazı bölgeleri daha büyük bazısı daha küçük.
Özetle, bir kişinin dışarıdan kafatasına bakarak beyninin içindeki kıvrımlar hakkında dolayısıyla da karakteri hakkında fikir sahibi olunabileceğini düşünüyordu.
O dönemde bu büyük bir akıma dönüştü. Bu akıma da “frenoloji” denildi. 1827 yılında frenoloji hakkında yazılan kitaplar yüzbinin üzerinde satış yapmıştı. Hatta bu fikir, bu akım insanların gündelik hayatına o kadar yerleşti ki insanlar, birbirinin kafatasına bakarak birbirini sınıflandırmaya başlamıştı.
Irkçılık anlamına gelen Kafatasıcılık kavramının ortaya çıkışı da bu olaya dayanmaktadır. (Sayfa 35-37)