Nilgün

Nilgün
*Mustafa Kemal Atatürk’ten ve onun ölümsüz düşüncelerinden ilham alırım. *Selçuk Altun, favori yazarımdır. * Yazar odaklı okurum. *Tanpınar’ın estetik anlayışına hayranım.
6/10
·160 syf.·
2025 41. kitabı
Kadın konuşmaktan vazgeçerken , adam git gide görme yetisini kaybederken ve geçmişleri onları rahat bırakmazken ruhlarıyla birleşen yeni bir dil yaratıp an’ı yaşamak kaçınılmaz oluyor. Ana dilleri dışında artık unutulmaya yüz tutmuş bir dili öğreten ile bu dili öğrenmeye çalışan arasında kurulan bağ… Biri sese diğeri renklere duyarlı iki acılı yürek. Biri yitirilen sevgilinin özlemiyle diğeri elinden alınan yavrusunun acısıyla avuçlarda şekillenen yepyeni bir dilin birleştirdiği iki insan… İnsan bu kitabı okurken sesini yitirip iç sesinin nasıl çığlık çığlığa haykırdığına, görme duyusunu yitirip gecenin zifiri karanlığını doya doya sindirmenin nasıl bir şey olduğuna tanıklık ediyor. Alıştığımız klasik okumaların dışında çoğu kez şiirsel bir kurgunun tadını çıkarmak isteyenler okuyabilir.
Edebiyat
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,080 okunma
Reklam
Cümbezin Kızlarına Selamla
Puan vermedi·136 syf.·
2025 22. kitabı
Cümbez, bir ağaç türü tıpkı meşe, akasya, kayın gibi. Eski inanışımızda ağacın kutsallığına inanılırdı hatta kimi destanlarımızda ağaçtan türediğimiz inancı da vardır. Ağaç; türemenin, aidiyetin, kökleşmenin bir sembolü adeta. Romanda da kahramanımızın köklerinin bulunduğu Kıbrıs adasında yetişen bir ağaç cümbez.Hatice “ Maviş” namıdiğer, 20. yüzyılın başlarında yokluk, yoksulluk( bir evladı satmak için neden olabilir mi?) nedeniyle Filistinli bir adama para karşılığı , eş olsun diye verilen bir kız çocuğu onlarca çocuk gibi. Büyükannesinin masallarıyla büyümüş, kadim anlatıların büyülü dünyasında sözün güzelliği ile yokluğa rağmen mutlu bir çocukken, dilini bile bilmediği bir diyara hoyrat bir adamın dördüncü eşi olarak giden bir kız çocuğu. Eşinin(!) zulmüne, evdeki diğer kadınların eziyetlerine katlanarak geçen yılların sonunda etrafındakilere büyükannesinin anlattığı masalları aktararak şifa bulan, şifa dağıtan sözlerin sultanı Hatice… Tüm kötülüklerin içinde bulunduğu coğrafyada ona kucak açan kuması Hacer, kocasının sokağa attıktan sonra sığındığı Mim Hoca, Fasıla hanım ve onların biricik torunu Alçin’e şifa verirken sözleriyle onun da şifalanması… Yurdunda bıraktıkları,çocukluk arkadaşı Süleyman, hep imrendiği Gülcemal gemisi ve illa ki büyükannesiyle yaşadıklarını anarak yaşama tutunma çabası…Roman sosyoloji tarihimizdeki bu acı gerçeği masalsı bir dille anlatırken, Hatice’nin dilinden dökülen masalsı ama gerçek sözlerle yüreğimize dokunuyor. Hatice’nin akıbetini merak ede ede romanı okuyoruz ama biliyoruz ki onlarca kız çocuğumuz Arap diyarında “ kadın” olmanın çilesini çekmiş, hiç bilinmemiş, bilinse dahi unutulmuş. Adı sanı bilinmeyen , bir mal gibi alınıp satılan , özlemle kavrula kavrula çocuk gelin olarak uzak diyarlara savrulan Cümbezin kızlarına selam
Edebiyat
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,956 okunma
Yalnızım, yalnızsın, yalnızdır…
Puan vermedi·216 syf.·
2024 48. kitabı
Hayalleri olan , cıvıl cıvıl bir genç kadından eve hapsolan bir kadına dönüştürülen Feray’ın hikayesi.Manipülasyonun, din sömürüsünün, inanç perdesi arkasına gizlenip her türlü ahlaksızlığı yapmanın, kadını görünmez kılmanın ve daha nice engellemenin yıllarca baskıladığı Feray’ın görünür olma halininin nihayet gerçekleştiği bir anlatı… İki zamanlı ilerleyen romanda, kahramanın dünü ile bugünü ekseninde bugünün gerçeğinin dünün yaşanmışlıklarının bir eseri olduğunu anlıyorsunuz. Bir kadını katil olmaya götürenin aslında nice katliam , kıyım, yok ediş olduğunu görüyorsunuz.Adı Cennet olan kadınların hayatının nasıl cehenneme döndürüldüğünü, bilimsel meslek yaşamından hurafeler dünyasına maddi çıkarlar için geçen insanların şeytani tavırlarını görüp bu kadar da olamaz dediğiniz kurmaca dünya gerçeğinin dışarıda, yanı başınızda olabileceği gerçeğini görüp irkilebileceğiniz bir roman. Katlin bir gerekçesi olamaz düşüncesinden, katile hak verme evresine geçişi ,romanı okudukça görüyorsunuz.Yalnızlaştırılıp görünmez kılınmaya çalışılan kadından , her şeyi elinden alınıp hiçleştirilen bir kadından, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan- canından başka- bir kadından her şey beklenirin romanı bence.
1000Kitap
YalnızZeynep Kaçar · Doğan Kitap Yayınları · 20211,600 okunma
Kitabın adının anlamına yoğunlaşmadan okumak…
Puan vermedi·258 syf.·
2024 2. kitabı
Kendini tanımaya, anlamlandırmaya, tamamlamaya 40’lı yaşlarında vasıl olan bir erkeğin iç dünyası, davranışlarındaki değişiklikler… İyi bir işi, parası, eşi ve çocuklarıyla ( hatta babaannesiyle) çevrelenmiş bir adamın, bir günde farklı bir dünyaya adım atmasıyla gelişen durumlar silsilesini okuyoruz. Adam( adı Murat), evliliğinden sıkılıp bir macera arayışı ile adeta cinselliğini ilk kez keşfedercesine çok da uyumlanamayacağı bir kadınla girdiği ilişkiden , ilişki adına yeni çıkarımlarda bulunup gençlik yıllarında aşık olduğu bir başka kadınla bir araya gelip gelemeyeceğinin sorgulamaları arasında asıl meselenin kendi mutluluğunu yaratmada geç kalmış olduğunun ayrımına varır. Neleri feda etmiştir yıllar içinde? Hangi mutlu anların yitişini göz göre göre izlemiştir? Hayatının muhasebesini yaparken, toplarken, çıkarırken, bölüp çarpanlara ayırırken yorulsa da inatla yeni kararlarının arkasında duracaktır. Pişmanlık mı, keşkeler mi, ilişkileri yeniden inşa etmek mi, vazgeçmek mi, hayatındaki her şeyi ve herkesi yeniden konumlandırmak mı? Okuyucu bence bekarsa evlilikle ilgili düşünecek, evliyse dönüp kendi ilişkisini sorgulayacak. Okunur mu? Okunur. Yer yer şiirselliğe varan ifadeler, kimi yazarlara ve kitaplara göndermeler, kimi zaman cinselliğe dair olanı açıkça ortaya koyan söylemler, şaşırtıcı diyaloglar, sert mi sert söyleyişten yumuşak bir söyleyişe geçişler… Melekler nasıl erkek olur? sorusunun yanıtını ben bulamadım. Belki bundan sonra okuyacak olanlar bulur.
Melekler Erkek OlurHamdi Koç · Yapı Kredi Yayınları · 2004426 okunma
Celal Güzelses “ Şark Bülbülü”
Puan vermedi·192 syf.·
2023 45. kitabı
Cumhuriyet devrinin önemli bestecisi ve müzik icracılarından merhum Celal Güzelses’in hayatının anlatıldığı bu değerli kitabı yazanlardan ailemizin değerlisi Emrah Özpirinçci’yi iki gün önce kaybettik. Büyük babasının hatırasını canlandırmak adına uzun araştırmalar sonucunda gerçeklere sıkı sıkıya bağlı kurmaca bir kitap yazma fikrini hayata geçiren abimize Tanrı’dan rahmet diliyorum. Kitapta Celal Güzelses’in hayatı,doğumundan ölümüne dek geçen süreç yer alıyor.Çok kıymetli sanatkarın, görevli olarak bulunduğu Diyarbakır’da şimdiki adı Atatürk Köşkü olan yerin penceresinden duyduğu yanık sesin sahibini merak eden Ulu Önder’imizin kendisini yanına çağırıp daha çok güzel işlere imza atacağını söyleyerek yüreklendiren Ata’mızla karşılaşması Cumhuriyet sonrası İstanbul’da plak doldurmak için bulunduğu sırada Dolmabahçe Sarayı’na çağırmasıyla ve kendisine “ Şark Bülbülü” sıfatını vermesiyle ikinci karşılaşma gerçekleşir. Celal Bey, memleketinde musiki cemiyetinin kurulmasına önayak olarak genç sanatçıların da önünü açar. Konserlerinin tüm gelirini üniversite eğitimi gören gençlere verir . Bu ve daha nice güzel işlere imza atarak , dinlediğimiz onlarca türküyü Türk kültürüne kazandırarak sonsuz aleme göç eder. Bu kitabı müzikle ilgilenen insanlara, gerçek sanatçının örnek yaşamını merak edenlere tavsiye ediyorum. “ Ağlama Yar Ağlama, Fincanın Etrafı Yeşil, Mardin Kapı Şen Olur,Bahçede Yeşil Çınar, Bülbülün Kanadı Sarı, Yaş Türküsü…” gibi daha nice güzel ezgiyi kültürümüze kazandıran merhuma ve kitabı kaleme alan abimiz Emrah Özpirinçci’ye rahmetle…
Ben Celal GüzelsesCelal Güzelses · İnkılap Kitabevi · 02 okunma
Reklam