Felaket, kültürünüzdeki insanların on bin yıl önce 'Biz de tanrılar kadar bilgeyiz ve dünyayı onlar kadar iyi yönetebiliriz' demesiyle baş gösterdi. Dünya üzerinde yaşamın ve ölümün gücünü kendi ellerine aldıklarında, kendi sonlarını da belirlemiş oldular.
Elbette biz sosyalleşmiştik, hürriyet, kardeşlik ve eşitlik isteyecek kadar geliştik ama hala insan olmanın derinliği bütün bu kalabalıkların hareketlerinden uzaklarda bir yerde duruyor. Varolma meselesi yani, ruhumuzdaki kadim sızı...