Küçük köy papazı evinin bahçe yolunda geniş adımlarla dolaşırken bazı bazı bir soru kafasında yükselirdi:“Tanrı bunu niçin yaptı?“ sonra inatla aramaya başlar, düşüncesinde Tanrı’nın yerini alır, hemen her zaman da aradığı yanıtı bulurdu. Dindarca bir alçakgönüllülük atılımıyla ,“Ulu Tanrım, senin işlerine akıl ermez!“ diyeceklerden değildi o. “Ben tanrının hizmetkarıyım, onun davranış nedenlerini bilmek, bilmiyorsam bulmak zorundayım.” derdi kendi kendine.
“ Gerçek olan biricik varlıktır, öbürü, hep bizi binbir aynasıyla kuşatan dünyanın bizden alıp bize aksettirdiği bir gölge, bir reflekstir… Bizim gibi insanlar! Ruhumuzun en derin yerlerinde kök salan, içimizde temiz, uzak bir çocukluğunun şarkısını söyleyen iç varlığımızla, başkalarının hakkımızda edindikleri fikirden başka bir şey olmayan, bizi ezen ve sonunda boğan, bu sonradan kazanılmış, üst üste yığılmış varlığın korkunç kavgasını hiç düşündünüz mü delikanlı?”
Sayfa 41 - “İhtiyar Şairi Bir Ziyaret”·Kitabı okudu