Biliyorsunuz ki Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu , bayıla bayıla okuduğum iki kitaptı lakin bu kitabı üzülerek söylemeliyim ki hiç sevemedim.
Üçüncü kitaba büyük bir beklentiyle başlamış bulundum. Asıl kitaba girmenin heyecanı vardı üzerimde. Sanıyorum ki filmi böyleyse kitabı bal börek...
Sanki yazar, kendi kitabını çalmaya çalışıyormuş da çalamamış gibi bir hissiyat yarattı bende.
Öncelikle kitabın sıkıntılarını tane tane ele alalım.
Yazar, bu hafıza kaybı olayını çok fena eline yüzüne bulaştırmış. ilk, iki kitabında karakterler bu kadar güzel ve derinlemesine işlenmişken; olay örgüsü, yer, mekan, zamanda cabası... hepsini sıfırlamak hangi akla mantığa sığar, işte bunu anlamıyorum.
Madem Labirent: Ölüm Emri ve Labirent: Virüs Kodu'nu yazacaktın o vakit neden bize bu üç seriyi okuttun.
Şimdi birde bu kronojik okuma karmaşaşı var ortada. Hani orada da kitabı yazılma sırasıyla okursan büsbütün kördüğüm olursun.
Bana kalırsa bir yerde tercih yapılmalıydı ve bu tercih kesinlikle ama kesinlikle bizim bildiğimiz üçlemeden ziyade sonradan yazılan "ÖLÜM EMRİ VE VİRÜS KODU'NDAN" yana olmalıydı.
Yukarıda bahsettiğim kitapları ya okumayın yada ilk üçlü ve sonrasında Newt'e ne oldu sorusunun cevabını Labirent: Deli Sarayı'nda alıp bu kitabı tadında bırakın.
BUNDAN SONRASI SPOİLER;
İkinci kitapta aile olan bu grubun birbirine tamemen yabancı olduğu bir kitap düşünün, Thomas'ın zekilerden aptallığa terfi ettiği bir evren.
Her şey Teresa ve Chuck'tan ibaret olan bir dünya.
Abi ben anlamıyorum. Bu karakterler senin önceliğinse sen arkaadaşların için ne diye labirente girdin? Kaç git.
Hafıza kaybından sonra da bu önceliği değişmedi ama bir aptal gibi oraya girmesi ve onlarca insanın ölmesi sonucu kalan tek karakterimiz de Thomas ve Teresa'ydı. Olan minik Chuck'a ve Alby'ye oldu.
Beyaz Leke'de de benzer bir durum söz
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizce distopyanın babası kimdir? Ya da soruyu şöyle sorayım bilim kurgu distopyasının üstadı kimdir?
Dip not: Geçmiş ve gelecek olarak her tarz yazarlar bu gruba dahildir.
Filmini onlarca kez izleyip bayılan beni bile kitabın yeri ayrı dedirten o ikinci kitapla karşınızdayım.
-Labirent: Virüs kodu "Labirentin doğuş hikayesi"
Burada ana karakterlerimizin çocukluğundan itibaren bütün yaşadıkları anlara bizzat tanık olacaksınız.
Neme lazım bu sahnelerde merak, şüphe, korku, öfke ve daha tadamadığınız birçok duygu akışını James Dashner'ın en yalın ve sürükleyici diliyle karakterlerin ve olayların bir parçası olacağınızı garanti ediyorum.
Ben okurken ilk kitaptaki ve ikinci kitaptaki ayrıntıları pazılın parçası gibi bir araya getirdim ve ortaya müthiş kötü bir senaryo çıktı.
Biz ona bilim kurgu distopyası diyoruz.
Ama siz ona gizem ve mecera da diyebilirsiniz.
Tabii ki bu detayları size veremem yoksa okumanın ne anlamı kalır... Değil mi ama...
Son olarak filminde yarı yarıya karakter ve olay örgüsündeki değişiklikler ve CD kıvamında kırpılan yerler mevcuttu. Bu yerler detayları anlamımızı büyük ölçüde güçleştiren unsurlardı.
Labirent: Ölüm Emri gibi.
Şayet kitabı doğru sıralamada okumazsanız bu ve yukarıda bahsi geçen kitapların da pek bir önemi kalmaz, benden söylemesi.
Bu incelemeyi okuyup da kitaba başlarsanız lütfen kitabı bitirdiğinizde duygularınızı ve düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın!
Şimdiden bütün okuyuculara iyi bayramlarr...