Pınar

“Anlamak kolay aslında. Ters olan şey, çocukların yetişkinlerin nutuklarına inanmaları ve yetişkin olduklarında da kendi çocukla­rını aldatarak intikam almalarıdır. ‘Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir’ lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır. Yetişkin olup da bunun yanlış olduğu anla­şıldığında artık vakit çok geçtir. Sır dokunulmadan kalır; ama kul­lanılabilecek bütün enerji de uzun süredir salakça faaliyetlerle saçılıp savrulmuştur. Geriye kalan ise kişinin kendi yaşamına hiç­ bir anlam bulamamasını maskelemeye çalışarak kendini uyuştur­masıdır. Üstelik kendini daha iyi ikna edebilmek için de kendi çocuklarını aldatır.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Belli ki yetişkinler zaman zaman durup yaşamlarının nasıl bir facia olduğunu düşünüyorlar. Ama o zaman da bir şey anlamadan sızlanıp duruyorlar ve hep aynı cama çarpan sinekler gibi, çırpını­yor, ıstırap çekiyor, yıkılıyor, çöküyorlar ve kendilerini gitmek iste­medikleri yere sürükleyen olaylar zinciri üzerine düşünüyorlar.”
Alıntı
“Arzu ede ede kendilerini yitiren insanlar, ihtiyaçlarıyla yetinseler iyi ederler. Mücadelelerden, baskılardan ve sağlığa zararlı hiyerarşilerden temizlenmiş yeni bir toplumsal örgütlenme ancak arzu hubris’inin, kibrin gemlendiği bir dünyada doğabilir.”
Alıntı

Pınar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 00:00
·
2024 2. kitabı
Jean-Louis Fournier
7.5/10 · 8,1bin okunma
“Kitle turizmi, kitle kültürü. Her şeyi ezip geçen bir kitle... Cennetin kapılarının önünde de hep kuyruklar var. Yakında cennet de kalmayacak zaten, sadece cehennem olacak. Milyonlarca kişi nefes alıyoruz, yakında hava hepimize yetmeyecek. Milyonlarca kişi mutluluğu arıyor, yakında mutluluk diye bir şey kalmayacak. Sesler milyonlarca desibele ulaşacak kadar yükseliyor, yakında sessizlik diye bir şey kalmayacak.”