Bütün bunlar, tatlı bir hayalden başka bir şey değil. İnsanların kötülük yapmasının, gerçek çıkarlarının, nerede olduğunu bilmelerinden kaynaklandığını ilk kez söyleyen kimdi? Sözde kafası aydın olan insan, gerçek çıkarının nerede olduğunu görebilecek kadar kirli işlerden uzak kalacak ve kötülükten iyiliğe dönerek soylu ruhun biri olacakmış... Bu Hiç kimse bile bile kendi çıkarları uğruna davranmayacağına göre tek çıkar yok, iyilik yapmak olacakmış. Hey gide temiz yürekli çocuk, saf bebek, dünya kurulalı biri, insanların yalnızca kişisel çıkarlarına düşünerek davrandıklarına, hep böyle yaşadıklarına görülmüş şey mi?
Bir bakıyorsunuz, asıl madde, asıl neden uçup gitmiş, suçluyu bulmak olan olanaksızlaşmıştır. Aşağılanma, aşağılanma olmaktan çıkmış, yazgının bir cilvesi haline gelmiş. Kimsenin suçu olmadığı, bir dis ağrısına dönüşmüştür. İşte o zaman duvarı yumruklamaktan başka çare kalmaz.