***
Hakikaten, ne yaparsa yapsın, kimlerle arkadaş olursa olsun, alışamıyordu bu şehirlilere vesselam...
Kendisini Mütemadiyen yabancı ve ayrı buluyordu. onların işlerine akıl erdiremiyordu. Mesela, en sevdiği arkadaşları bile onu bazen şaka olsun diye aldatırlar, hiç lüzumu yokken yalan söylerlerdi. Yusuf evvela içerleyecek oldu; fakat bunun herkes tarafından yapıldığını ve çok tabii bir şey olduğunu görünce kızmaktan vazgeçti, fakat hayrete hâlâ geçmemişti: Niçin durup dururken yalan söylemekte ihtiyacını duyuyorlardı?
...
'Rüya görüyorsun' diyordum kendime. 'Rüya görüyorsun! Sakın gözlerini açma! bırak devam etsin bu rüya, yoksa yeniden etrafını saran o lanet hücreyi, iskemleyi ve lavaboyu, masayı ve bitmek bilmeyen tekdüze deseni ile duvar kağıdını görürsün. Rüya görüyorsun- görmeye devam et!'