Hepimizin bir tek ortak özelliği vardı: İnsan olmak. Farklı inançlara, farklı etnik kökenlere, farklı cinsiyetlere, farklı dünya görüşlerine sahip olsak da hepimiz insandık.
Korkuyoruz tamamen kendimiz olarak başkalarına görünmekten.Korkuyor ve kitapların bizim için önceden karalanmış sayfalarına,çek defterlerinin yapraklarında duran bize ait simgelere, sınıfsal çerçevemizi belirleyen davranış ve etkilere saklanıyoruz.Saklambaç oynuyoruz durmadan. Ölümün o ilahi silgisiyle yok olmaya tahammül edemiyor ruhumuz ve ölümden intikam almak ister gibi kaleme sarılıyoruz, işte o zaman yazı başlıyor.Hiç sakınmadan ezberlediğimiz doğru ve yanlışlardan tamamen soyunarak yalnızca kendimizi anlatıyor yaşadıklarımızı,hissettiklerimizi yenilgilerimizi,zaferlerimizi tek tek ortaya döküyoruz.
İnsanoğlu bir karanlıktan geliyor, bir karanlığa doğru gidiyor. Ama nereden gelip nereye gideceğini hep unutuyor. Bir defa geldim, bari tadını çıkarayım demiyor.