Sükut içinde bekleyen Erkam'ın kızgın bir el dolaştı bedeninde. Tüyleri diken diken oldu. Nefretini gizleyemedi. Küçümseyen, aşağılayan bir dudak büküşü vardı. Kelimelerin üzerine basa basa konuştu. Her harfi kurşun olan sözlerdi bunlar;
HİÇ BİR MÜSLÜMAN, ÜZERİNDE MURDAR ŞÜPHESİ BULUNAN ETTEN YEMEZ.
Hangi coğrafyadan kopup geldiği belli olmayan habis bir rüzgar yüzümü tokatlarken, hayatımda ilk defa hiç aldırmadan yabancı birinin yanında hıçkırarak ağlamaya başladım.
Bir farkında oluş halinin en acıtıcı yanıdır bu..