Lisbet salander; Cılız ,zayıf ve çocuk bedeninin,zekasıyla devleşmesini,; polis- mafya -devlet işbirliğiyle kadin ticaretine yanma pahasına kafa tutan ,aslında "kibritci kız " hikayesidir.
Ejderha dövmeli kız, Atesle oynayan kız ,Arı kovanına çomak sokan kız" milenium uclemesinden bu kitap sabahlara kadar uykusuz bırakan serinin ikinci kitabı favorilerim arasındaki kitaplardan
Zira “çok acımasız” bir yazarımız var bizim, “acılarımızla eğlenerek oynayan” bir yazar… Hiçbirimizi “mutlak” yaratmamışken, her şeyi “mutlak” yapmamızı bekliyor; “biraz” kelimesi lûgatında yok onun, oysa bizi özgürleştirip, romanını bir başyapıt yapabilirdi bu kelimeyle. Yapmıyor. Sorumluluğu bize yüklerken, gücü hep kendi elinde tutuyor, biz gün gelip bu gücün sınırına dayandığımızda ise çareyi öbür tarafa, “ikinci kitaba” bırakmaktan yüksünmüyor hiç. Bankta sabahı beklerken, Tanrı’nın sınırlarında durduğunu hisseden yazar, “Bana, bu kitabın içinde bir çözüm lazım” diye sesleniyor meslektaşına ama nafile. Sonunda, varlığından bir türlü emin olamadığı ahiret hikâyesi için, “Umarım ‘öteki cildi’ yazmışsındır… Umarım o bundan daha iyi bir kitaptır” demekten başka bir şey gelmiyor elinden.