Rızık, dünyanın farklı yerlerine dağıtılmıs ve elde edilmesi şartlara bağlanmıştır. Bunun sebebi insanı hareketlendirmek ve onu ataletten kurtarmaktır. İnsanın ataletten kurtuluşu, onun karnının doyurulmasından daha yüksek bir değer taşır.
Asıl rızık uyuşukluktan kurtulmaktır. Erken kalkan, hayata heyecanla atılan, doğadaki tazeliği günün ilk saatlerinde süzmeye başlayan insanoğluna bunu yaptıran rızık arayışı değil de nedir?
Musibetler birer davet, birer çağrıdır. Nimetler, Rabbimizin cemaliyle insana 'gel' çağrısındayken, musibetler de O'nun celaliyle davet etmesidir. Musibetler insanı dergâh-ı ilahiyeye yönlendiren rehberlerdir. Hedeflenen şey, kişinin Rabbiyle ilişkisinin pekiştirilmesi veya bozulmuşsa onarılmasıdır. İhtiyaçlar, acılar ve belalar bu ilişkinin kurtulması için kullanılan malzemelerdendir. Bu yönlendiriciler sayesinde insan, hakiki olmayan bir takım varlık ve ilişkileri kaybedecek, ancak hakiki ihtiyacı ve kalbinin gerçek açlığı olan Rabbiyle ilişkisini tadil edecektir.
İlahi yardımlar insanın heveslerine göre gelmez. Bazen kişinin darmadağın edilmesi bir tür yardımdır. Bazen ruh halinin bozulması ona verilmiş bir destektir. Nefsin incitilmiş olmasından dolayı bunlara yardım değil de azapmış gözüyle bakılması bu hakikati değiştirmez.