Esselâmün Aleyküm değerli okurlar:
Kendim için (paylaşmadıklarım :)) ve 1000Kitap için İnceleme yazmayalı uzun zaman olmuş. Bu kitap için yazmak istiyorum çünkü ömrümün en güzel zamanlarını “Beytullah’ta- Kabe’de” geçirdiğim süreçte tevafuk eseri kitabın yazarı ile tanıştık. Annemin hep hayali olan “Kutsal Toprakları” ziyaret, dünya gözü ile görmek…Anneme yaşatmak Allah’ın izni ile bana nasip oldu. 11.12.2025 tarihinde Medine-i Münevvere’deydik. Ardından Mekke’ye geçtik ve
Mekke’de kaldığımız otelde Hocamızı Huzeyfe Mücahid Osmanoğlu gördüm. Kendisinin dünya meşgalesinden bihaberdim. Ne yazar olduğunu ne de sıkı bir takipçi kitlesi olduğunu biliyordum. Konuşmamız nasip oldu ve o zaman bunları öğrendim. Kendisine de bu tarz kitapları okumam ama siz yazdığınız için alıp okuyacağım demiştim ve Türkiye’ye döndüğümde 2 kitabını alıp okudum.
Kitabın içeriği; ilahi aşk, gönül, gönül yorgunluğu, güzellik, esenlik, kırgınlık vb. konuları içermekte. Kısa şiirsel ve edebi bir üslupla yazılmış. Kitap sonundan, ortasından veya başından başlanılacak tarzda. Zannımca okurun kendi yaşamından kesitler bulacağı, yazara duygusunda eşlik edeceği, aynı olaylardan muzdarip olduğunu fark edeceği bir okuma olacaktır. Kısa ve sade anlatımından dolayı kısa sürede okunulacak bir kitap. Derin tasavvuf bilgisi veyahutta psikolojik bir anlatım söz konusu değil ancak biraz biraz değinilmiş ve birçok kişiye hitap edebilecek bir eser diye düşünüyorum.
Ayrıca kitabın içeriğinden ziyade benim için büyük bir nasip olan 20 günlük “Kutsal beldeler- dini vecibe ziyaretimde” kitabın yazarına denk gelmiş olmam onu daha anlamlı kılacaktır.
Allah’a emanet olun. İyi okumalar
“İnsan haklarını ihlal eden davranışları devletlerin iç işi sayan anlayışın tekrar ele alınması gerekmektedir. İnsan hakları kurumlarının bu kavramı yeniden değerlendirmeleri gerekir.”
Kimliği sürekli olarak inkâr edilen, küçümsenen, horlanan, düşürülen bir halk. Adının söylenmesi, sömürgeci ulusa, egemen ulusa hakaret sayılan bir halk. Böylesine hesaplı-kitaplı, sistematik bir aşağılama henüz ilk veya orta eğitim çağındaki, yetişme dönemindeki çocukları nasıl etkiler? Kişiliğin oluşması üzerinde dururken, bu gibi konuların ele alınması çok önemli olmaktadır. Kürtlerde kişilik sorunları ele alınırken bu gibi konular ihmal edilemez”