Fatih yunanca'yı Yunan adalarında, italyanca'yı Venedik'de farsça'yı İran'da öğrenmedi. hepsini Akşemseddin gibi hocaların önünde oturup hıfzederek öğrendi. Demek ki kendisine Yunanca öğreten Helen hocalar da vardı. keza kendisinin müthiş bir hafızası var. şehzadeler mektepte diğer şehzadelerle birlikte özel olarak eğitilmiyorlardı. birçok şeyi enderun gulamlarıyla beraber öğreniyorlar. Maiyetindeki çocuklarla derse girersen tembel görünmemeye, mahcup olmamaya dikkat edersin. İşte sarayda bu şekilde çok kuvvetli bir disiplin vardı. Maalesef bu konuda teferruatlı bilgiye sahip değiliz ama üst üste bu kadar komutan, idareci yetişmesi de tesadüf olamaz. Geleneksel eğitim topluca ve rekabetle sağlanan bir olgudur.