Kitabın adında olduğu gibi herkesin anlayabileceği dilde yazılmış çok güzel bir siyer kitabı. Bilgileri size direkt vermeyip tabiri caizse yaşatarak aktarıyor.
Muhammed Emin hocanın üslubunu, aktarımını hep sevmişimdir zaten. Bu kitapta da asıl dil sohbet gibi olsa da olayların hikayeleştirilmiş olmasını çok sevdim.
Hikayesel anlatımdan ötürü kitabın tamamını yaşlı gözlerle okudum diyebilirim. Aynı zamanda olayların ayetlerle desteklenmesi birçok yerde vurucu etki yaptı.
Peygamber’in (s.a.v) ve sahabelerin yaşantısından bize dersler verilmesi, yaşanılanların okunması, çok değerliydi.
Peygamber’i (s.a.v) ve sahabeyi anlamak, sevmek, öğrenmek isteyen herkese tavsiyemdir.
İki hikayenin de ne konusunu sevdim ne de anlatım dilini. Hikayelerdeki anlatılmak istenenler güzel olsa da iyi aktarıldığını düşünmüyorum.
Kitap iki hikayeden oluşuyor. İlki japon balığının karşagası. Bu hikayede bir kıza aşık olan japon balığı yetiştiricisinin aşık olduğu kızın güzelliğinde bir japon balığı üretme sürecini okuyoruz. Bu hikayeyi okurken çok sıkılmamış olsam da bitirdiğimde bu mu yani tepkisini verdim, hiçbir yere varmamış olduğunu düşündüğüm için hayal kırıklığına uğrattı.
İkinci hikayeyi ise zoraki okudum.
Genel olarak iki konunun da çok niş olduğunu ve bunların bana hitap etmediğini düşünüyorum bu yüzden beğenmediğim bir kitap oldu.