Birbirinden renkli kişiliği olan üç insan bir araya gelirse ne olur ?
Renée 54 yaşında, 27 yıldır aynı apartmanda kapıcılık yapan dul bir kadın. Kapıcı klişelerine ters düşen bir hayatı var. Daha doğrusu görünürde klişelere uygun ama sadece rahat bırakılmak için. Onun dışında o apartmandakilerin tahmin edemeyeceği kendine ait bir dünyası vardı Renée'nin. Kedisi, çok zarif bulduğu bir arkadaşı, kitap, film ve müzikten oluşan bir dünya... Tek istediği mutlu birkaç anısının olması için rahat bırakılmak. İşte tam da bu yüzden klişelere uygun davranıyor.
Nüktedan bir kişiliğe sahip, espriden anlayan bir kadın, her konuşmasında da bu açığa çıkıyor. Hayatına, kendisine ve etrafındaki insanlara biraz alayla bakmayı biliyor. Çalıştığı yerdeki insanlar ona tepeden bakıp küçümsediklerini sanırken o çoktan kafasında sizleri gülümsetecek cevaplar vermiş oluyor bile. Bu yaşamak için belki de en gerekli becerilerden biri değil midir? Hayatı çekilebilir kılmak için ciddiyetten biraz uzaklaşabilmek..
Kendini tombul, çirkin ve eğitimsiz olarak tanımlıyor. Ve gördüğümüz gibi Renée kendine karşı acımasız olabiliyor. On ikisinde okumaya olan açlığına rağmen okulu bırakmak zorunda kalmış, on yedisinde ise evlenmiş. Ama eğitimsizliği sadece kağıt üzerinde. Renée okulu yarım bırakmış ama eğitimi, öğrenmeyi bırakmamıştı. İşten arta kalan zamanlarını özellikle kitap, film ve müzikle geçiriyordu. İlgi alanının merkezinde ise edebiyat vardı. Evet Renee'nin dünyası, yeni arkadaşlıklar onun kapısını çalana kadar aşağı yukarı bu şekildeydi..
Paloma Josse ise 12 yaşında bir kız. Derin düşünceleri olan entellektüel biri olduğunu düşünüyor. Çok da zeki biri. O kadar ki bazen bunu saklama gereksinimi duyuyor sorun yaşamamak için. Ayrıca Paloma'nın bir korkusu da var. Yetişkin olmaktan korkuyor. Daha