Biz, bir sarkaç olmalıyız, kendi yalnızlığımızla başkalarının yalnızlığı arasında durmadan gidip gelen bir sarkaç. Budur, yazdıklarımızın çoğala çoğala bir ince sevgi ve saygıyla dönüp gelmesini sağlayacak olan
Bellek bizim hem ödülümüz hem cezamızdır. Bizim kendimizle ve dünyayla kurduğumuz ilişkiye göre, yaşadığımız gerçeğin bize verdiği acıya ya da sevince göre, geçip geldiğimiz geçmiş aklımızda, kalbimizde, gövdemizde istediği gibi at koşturacaktır. Bu, bir gün kötü bir hatırayı güzelleştirecektir, bir gün yaşadığımız sevinci karartacaktır.Belleğin diyalektiği nasıl işler, karanlık bölge ne zaman, nasıl ışıyıverir bilemeyiz. Sanırım bizi daha çok başlangıca götürür. Bu dönüş bize anlamayı öğretir, sevgiyi öğretir, bağışlamayı öğretir. Sona nasıl olsa gideceğiz de belki bu gidişi biraz daha kabul edilir kılar.