"ancak görevini bilen biri bağımlılıkla, bıkkınlıkla, yenilmişlikle savaşacak gücü kendinde bulurdu. Görev. Anlamı fark edenlerin insanlığın tekamülüne hizmet için burada olma nedeniydi."
" Ama bunu bilmiyordu, küçük şımarık bir çocuk gibi sadece istiyordu. İstediği şeyin kendisine ne dertler açacağını düşünmeden, hesaplamadan istemeye devam ediyordu. Tekamülüne hizmet için doğduğunu, etrafımdaki her şeyin sadece ruhunu yaradanın anlayışına yaklaştırabilmek için var edildiğini unutmuş ve istemeye kurban olmuştu, sahip olma duygusunda kaybolmuştu. Kimseye ait olmayacak şeylerin sahipliği için ruhlarını satan yüzlercesinin ibretiyle doluydu tarih, görmek isteyene; anlamını sağlamak için yaratılmıştı hayat gerektiği kadar tekerrür ederek ve asla evrimde geriye gitmeyerek, anlamak isteyene."
"Ne fırtınalar, ne yağmalamalar görmüştü o ağaç ama dayanmıştı. Dayanan her şey gibi dayandıkça güçlenmiş, güçlendikçe değerlenmişti, değerlendikçe kendisine dikilen gözler arsızlaşmıştı ama kesilmesi asla mümkün değildi. Evren, hayat, yaradan buna izin vermeyecekti!"