Einstein’ın inançlarında gülünç olan hiçbir şey yoktur. Bunun yanı sıra, bu fizikçilerin Tanrı kelimesini kendilerine özgü mecazi anlamlarda kullanmaktan sakınmalarını dilerdim. Bu fizikçilerin metaforik (mecazi) ya da panteistik Tanrısı, İncil’in, rahiplerin, molla ve hahamların ve de Katolik Kilisesi’nin değişmez kurallarının, müdahale eden, mucize üreten, düşünceleri okuyan, günah cezalandıran, dualara yanıt veren Tanrı’sından birkaç ışık yılı uzaktadır. Bu ikisini kasıtlıca karıştırmak, benim kanaatimce entelektüel hainliğin daniskasıdır.
Bir milliyetin yurdu olmayan ülke, fertlerin karın doğuracağı bir imaret mahiyetini alır. Devlet ve vatan müesseseleri milli ülküye istinat ederse hayatları ebedidir. Fertlere istinat ettikleri takdirde tükenmeye mahkumdur.
İlmin ölçütü ameldir. Ameldeki muvaffakiyetsizliğimizle ilimdeki behresizliğimizi(pay sahibi olmayışımızı) ispat ettik. O halde ne uzman bilginler yetiştiren âlî mekteplerimiz ne de vatandaşlar yetiştirmeye çalışan talî mekteplerimiz hiçbir fayda temin edememişlerdir.