Kuklabaz

Kuklabaz
@Numin
anitsayac.com "Yaşam, umutsuzluktan umut üretmektir."
... bir güçlükle karşı karşıya geldiğimizde gizli kalmış becerilerimiz açığa çıkar ve bu becerileri gördüğümüzde benlik kavramımız değişir. Gerçekten neye karşı ne kadar sebatkâr olduğumuzu kimse bilemez. Kendi kendinize şöyle dersiniz: " X'i kaybedersem yaşayamam " veya " Y'nin başına gelen benim başıma gelse yaşayamam." aslında bu ifadeler binicinin ağzından öylesine çıkan şeylerdir. X'i kaybederseniz veya Y'ye olanlar sizin de başınıza gelirse kalbiniz durmaz. Neyle karşılaşıyorsanız ona göre bir tepki geliştirirsiniz ve bu tepkiler çoğunlukla kendiliğinden ortaya çıkar.
Reklam
Gerçek aşkın var olduğuna inanıyorum ama her daim sürecek olan şey tutku değildir ve olamaz. Mükemmel evlilikleri destekleyen gerçek aşk, birbirine sıkı bağlarla bağlanmış iki insan arasındaki, içinde biraz tutku barındıran, güçlü dostça aşktan başka bir şey değildir.
... Tutkulu aşkı uyuşturucuya benzetirsek eninde sonunda azalarak bitmek zorundadır. Hiç kimse ebediyen zirvede kalamaz fakat şehirlerarası ya da ülkeler arası bir aşk yaşıyorsanız, ayda bir kez kokain alır gibi, her bir doz arasındaki çektiğiniz acı sayesinde madde etkisini sürdürür.
Tutkulu aşkın, beynin dopamin salgısı ile ilgili bazı bölümlerinin etkinliğini değiştirdiğinden kuşku duymayız. Aşırı derecede mutluluk hissettiren eroin ve kokain almak gibi herhangi bir deneyim, dopamin salgılar, dopamin düzeylerini yüzeysel olarak yükselten maddeler sizi bağımlılık riskiyle karşı karşıya bıraktığından, dopamin bağlantısı çok önemli bir hale gelir. Kokaini ayda bir kez alırsanız bağımlı olmayabilirsiniz ama her gün alırsanız kesinlikle olursunuz. Hiçbir madde sizi sürekli olarak zirvede tutamaz. Beyin dopamin fazlalığına tepki verir, ona karşı nörokimyasal tepkimeler geliştirir ve kendi dengesini yeniden kurar. Bu noktada tolerans devreye girer ve madde geri çekildiğinde beyinde zıt yönde bir ruhsal dengesizlik yaşanır; kokainden sonra ya da tutkulu bir aşktan çıktığınızda yaşadığınız acı , bedbahtlık, bezginlik ve umutsuzluk hali de bunun gibidir.
Ama eğer gerçek aşk, ebedi tutku olarak tanımlanıyorsa bunun biyolojik olarak imkânsız olduğunu söylemeliyiz. Bu imkansız durumu görmek ve aşkın onurunu kurtarmak için tutkulu aşk ve dostça aşk arasındaki farkı anlamamız gerekir.
Reklam