Fatmanur y

Fatmanur y
@Nur145
Fuzúli konuşmak
Bil ki, ihtiyaçtan fazla konuşmak da kötüdür. Bu sebeple, örneğin bir kelime ile maksat hâsıl olursa, ikinci bir kelime söylemekten sakınılmalıdır. Çünkü o taktirde bu da malayani ve gereksiz bir konuşma olur.
Sayfa 36 - Çelik Yayınevi
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Boş şeyler konuşmak
İnsanı malayani ( boş konuşmalar ve faydasız işler ) teşvik eden sebeplere gelince ; o sebepler, insanoğlunun muhtaç olmadığı bir şeyin bilinmesine karşı gösterdiği açgözlülük veya içinde fayda olmayan hikâyelerle vakit geçirmektir. Bunun tedavisi, kişinin ölümün önünde olduğunu ve her kelimesinden sorumlu bulunduğunu, nefeslerinin en önemli sermayesi olduğunu ve dilinin bir tuzak olduğunu, onun vasıtasıyla cennetin ela gözlü hurilerini kazanabileceğini, onu boşa harcamanın da apaçık zarar olduğunu bilmesidir. İşte ilmi tedavisi budur. Pratik tedavisi ise, uzlete çekilmek veya konuşmamak için ağzına küçücük taşlar koymak veya kendisini ilgilendiren bir kısım şeylerde bile nefsini susmaya zorlamaktır ki, dili bu şekilde malayaniyi terketmeyi âdet edinsin. Dili burada zapt etmek, insanlardan uzaklaşıp uzlete çekilen kişi hariç, başkası için gayet güç ve çetindir.
Sayfa 35 - Çelik Yayınevi
Ey Oğul
Salih amel işlemezsen hiçbir karşılık bulamazsın. Rivayet edildiğine göre İsrailoğullarından bir adam yetmiş sene Allah'a ibadet etmiş. Bunun üzerine Allah Teâlâ, o adamı meleklere göstermek isteyerek " Bunca ibadetine rağmen cenneti yine de hak etmedin." demek üzere kendisine bir melek göndermiş. Melek, mesajı adama ulaştırınca " Biz," demiş, " Allah'a ibadet etmek için yaratıldık. Dolayısıyla bizim görevimiz ibadet etmektir." Melek döndüğünde Allah Teâlâ:"Kulum ne cevap verdi?" buyurmuş. Melek: " Allah'ım! " demiş. "Sen kulun ne dediğini daha iyi bilirsin." Bunun üzerine Allah Teâlâ: " O bize ibadetten yüz çevirmedi. Biz de lütuf ve kerem sahibi olarak ondan yüz çevirmeyeceğiz. Ey meleklerim! Şahit olun ki ben onu bağışladım." buyurmuş. Bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.v), " Hesaba çekilmeden evvel kendinizi hesaba çekin. Amel ve davranışlarınız ölçülüp biçilmeden önce siz ölçüp biçin." buyurmuştur. Bu konuyla ilgili olarak Hz. Ali (r.a), " Hiçbir çaba göstermeden amacına ulaşacağını düşünen kişi hayalidir.Sırf çabalamakla amaca vasıl olunabileceğine inanan kimse ise anca kendini yorar." demiştir. Bundan başka Hasan Basri(rh), " Hiçbir amelde bulunmadan cenneti istemek, bir tür günahtır." derken, başka bir sefer de " Hakiki ilim, yapılan amellerin sevabını hesap etmemektir yoksa ameli terk etmek değildir." demiştir. Yine Hz. Muhammed (s.a.v) dinde amelin önemine dair bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Akıllı kişi, nefsine hakim olup ölümden sonrası için amel eden, çalışıp çabalayan kimsedir. Ahmak ise arzularına uyup Allah'tan bir şeyler uman kimsedir."
Sayfa 23 - Çelik Yayınevi
Alıntı
Bir Vakit Kıl Yeter!
Şeytanın tuzaklarından biri de kıl kıl bitmiyor diyerek sana yanlış hesap yaptırıyor. Bir günde beş vakit, ayda yüz elli vakit, senede bin sekiz yüz yirmi beş vakit namaz. Bu kadar namazı nasıl kılacağım diye düşündürerek senin gözünde bu güzel buluşmayı büyütüyor. Şöyle düşünsek nasıl olur? Rabbim beni özel olarak davet ediyor. Huzuruna kabul ediyor. Hem de bir yıl içinde en az bin sekiz yüz yirmi beş defa. Rabbimin emrine isyan eden şeytan beni kıskanıyor ve kendine benzetmek için yolumu kesiyor. Rabbim ile olan buluşmamdan rahatsız oluyor. Ona uymamalıyım. Yoksa ben de onun düştüğü bataklığa düşerim deyip namaza sarılmalıyız. Diyelim ki bu da seni tatmin etmedi.O zaman nefsine sor: Şu an üzerime kaç vakit namaz farz? Beş mi dedin. Hayır, yanıldın ey nefsim. İçinde bulunduğum vakitte Rabbim benden sadece bir vakit namaz kılmamı istiyor. O da içinde bulunduğum vaktin namazı. Hangi vakti yaşıyorsam o vaktin namazını kılmalıyım. Gerisini düşünmemeliyim. Çünkü o vaktin namazı henüz bana farz değil. Namazın farzlarından biri vakittir. Vakti girmeyen namazdan sorumlu değilim. O vakte kavuşabileceğini kim söyledi ki? Rabbim o vakte beni kavuşturursa, kavuşturan Rabbime hamdolsun deyip hemen ertelemeden namazımı kılıp, benim ezeli ve ebedi düşmanıma ve içimdeki sinsi yardımcısı nefsime fırsat vermemeliyim. Öyleyse aziz kardeşim, sen sadece içinde bulunduğun vaktin namazını kıl yeter. Gerisini düşünme. Sen bana içinde bulunduğun vaktin namazını kılmaya söz ver, ben de sana bütün ömrünün namazla geçeceğinin garantisini vereyim. Hem de iki namaz arasında can emanetini vereceksin.Birini kılmış, diğerini beklerken. Ne mutlu namazını vaktinde kılıp, Rabbiyle sözleşmesini yenileyen, şeytanını kahredenlere.
Sayfa 35 - Ensar Neşriyat
Kitap Alıntısı
Layık OL...
Layık olmak, çok iyi anlaşılması gereken bir disiplindir ve hayatın her alanında her deneyimin sabırla sınanması da bu yüzdendir. Para mı istiyorsun? Layık ol... Nasıl mı? Sabırla... Aşk mı istiyorsun? Layık ol... Nasıl mı? Sabırla... Başarı mı istiyorsun? Layık ol... Nasıl mı? Sabırla... Ustalık mı istiyorsun? Layık ol... Nasıl mı? Sabırla... Ney mi üflemek istiyorsun? Layık ol... Nasıl mı? Sabırla...
Sayfa 47 - Destek Yayınları
Alıntı