Giz öğretisinde acı, kutsal kabul edilir. Doğuranın çektiği sancı acıyı kutsallaştırır - oluşan ve büyüyen her şey, geleceği garanti eden her şey acıyla koşullanmıştır. Üretmekten duyulan zevkin sonsuza dek korunabilmesi için, yaşama istencinin kendini sonsuza dek olumlaması için, "Doğuranın acısı"nın da sonsuz olması zorunludur..
Biz değerlerden söz ederken yaşamdan esinlenerek, yaşamın görselliğinin etkisinde kalarak konuşuruz: Yaşamın kendisi bizi değerler belirlemeye zorlar, biz değerler belirlediğimiz de, yaşam bizim üzerimizden kendi değerlendirmesini yapar...
Bütün tutkuların yalnızca felaket getirdiği, aptallığın ağırlığıyla kurbanlarını dibe çektiği bir dönemleri vardır bir de daha sonraki, pek sonraki, tinle evlendikleri, "tinselleştikleri" bir dönemleri vardır..