Esaretin yüzlerce modeli vardır. Haksızlıklara, adaletsizliklere ve zalimliğe karşı susmak, tipik bir esaret örneğidir. İlla dört duvar arasında olmak değildir esaretlik; insanın kendini kendi iradesi içerisinde suskunluğa hapsetmesi, çağımızın en bilinen esaret biçimidir.
Dini gruplar tarafından "Hepimiz kardeşiz" sözü her ne kadar kabul ediliyormuş gibi görünse de, bunun bir kadın tarafından söylenmesi kabul görmüyordu. Herkesin kardeş olduğu gerçeği bile kimin söylediğine bağlıydı.
Kadınlarda yüceltilen erdemler, yumuşak başlılık ve sessizlikti. Aristoteles, Politika adlı yapıtında, Sokrates'in söylediğinin aksine, kadın ile erkeğin karakterinin aynı olmadığını, erkeğin cesaretinin onun hükmetmesinde, kadınınkinin ise boyun eğmesinde yansıdığını öne sürer. 'Sessizlik, kadının izzetidir ama aynı şey erkek için geçerli değildir' der Aristoteles. Yüzyıllar sonra, İmam Gazali bu özellikleri Müslüman kadının da temel erdemleri sayacak ve Müslümanların kaçınması gereken kadın tipinin şadaka, yani 'çok konuşan kadın' olduğunu söyleyerek Aristoteles'i yankılayacaktır.