"Derisi yüzülmüş kediyi andıran siluetiyle daha ziyade hayatta kalmayı başarmış bir güç timsaliydi. Bir felaket olmuştu, tamam, ama bu felaketten geriye ender rastlanan bir sertlik kalmıştı.
Kemik, kas ve öfkeden oluşan bir sertlik."
"Fiziksel olarak tamamen iyileşmişti.
Ruhsal açıdan ise: O başka bir hikâyeydi.
Sırtında ıslak bir paltoyla yaşıyordu, genellikle 'depresyon' olarak adlandırılan ağır yükle.
Sürekli tekrarlayan semptomlar:
midede taş gibi ağırlık, çırpınmalı titremeler, boğazında iki kat düğüm...
Her an ağlamak istiyordu,
karşı koyamadığı şiddetli ve sürekli bir uyku isteği vardı,
sanki bu, içinde bulunduğu sağlıksız durumdan kaçmanın bir başka yoluydu."