“İyi bir yüreğin olursa, kapkara bir zenci de olsan güzel ve sevimli bir yüze sahip olabilirsin. Oysa kötü bir yürek, en güzel yüzü bile çirkin ve sevimsiz kılabilir."
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm
Sende tattım yemişlerin cümlesini
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin.
Desem ki...
Cahit Sıtkı Tarancı
Her şey senin istediğin gibi mi olmalıydı?
Ben bile değişmeliydim sana göre.
Tüm hayallerimi geride bırakıp,
Kölen olmalıydım bir yerde.
Benden istenilen neydi, hiçbir şey anlamadım.
İki dünyam vardı ayrı;
Birisinde hep verdim, hiçbir şey almadım.
Öteki; çocuk, özgür… Orada sadece sen vardın.
Sevdiklerin vardı elbet, benim de.
Uzaktan izledim; içimdeki sen o değildin.
Kaç bahar sensizim, sorma artık.
Yüreğim bencildi, seni yalnız sakladı.
Şu çadır kuran çingeneleri görüyor musun?
Ne kadar da mutlu, neşeli…
Gözlerinde umut pırıltıları…
Onlar; kaldırımlarca, gecelerce özgür.
Özgürlük neydi?
Sevgiliyle el ele sahilde yürümek mi,
Yoksa uçan kuşlar gibi göklerde süzülmek mi?
İki de aydınlığa giden bir çift gören göz müydü, neydi?
Şairin dediği gibi, ayrı yaylalarda yeşeren otlar
gibi mi bekleyecektik çürümeyi?
Hasretimi söyleyecek gücüm kalmadı.
Benim dünyamı kimse anlamadı.
Şimdi geç kaldık, sorma artık.
Yüreğim bencildi, seni yalnız sakladı.
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar."